turizmport Genel Murat Ülker'den Akdeniz'in Gizemli İncisi: Rahmi Koç'un Eskici Dükkanı

Murat Ülker'den Akdeniz'in Gizemli İncisi: Rahmi Koç'un Eskici Dükkanı

Murat Ülker'den Akdeniz'in Gizemli İncisi: Rahmi Koç'un Eskici Dükkanı
Okunma Süresi: 4 dk

Antalya'da yer alan Kaleköy, Üçağız ve Kekova, yaz tatilinin gözde yerlerinden biri olarak öne çıkıyor. İş insanı Murat Ülker, bölgedeki turlarında hem tarihi hem de doğal güzellikleri keşfetti. Antalya'nın Demre ilçesine bağlı olan bu güzel köyler, tarihi kalıntıları ve doğal manzaraları ile dikkat çekiyor. Ülker, gezisi sırasında antik Simena'nın kalıntıları ile şekillenen Kaleköy'ü ziyaret etti. Ayrıca, antik dönemlerde önemli bir yerleşim yeri olan Üçağız Köyü'nün geçmişine de ışık tuttu. Son olarak, milattan sonra 2. yüzyılda meydana gelen depremler sonrasında su altında kalan Batık Şehir ile ünlü Kekova bölgesini de kendi bakış açısıyla anlattı.

DOĞAL GÜZELLİKLERİN ORTASINDA

Kaleköy, Üçağız ve Kekova, görenleri kendine hayran bırakan doğal güzellikleri ile bilinir. Mavi sular ve yeşil doğa arasında kaybolmuş gibi hissedeceğiniz bu bölge, tarih ile doğanın iç içe geçtiği nadir yerlerden biridir. Özellikle Kekova'nın su altındaki kalıntıları, bölgeye olan ilgiyi artırıyor. Tekne turları ile dolaşan turistler, sadece yüzme fırsatı bulmakla kalmayıp, aynı zamanda antik kalıntıları da gözlemleyebiliyor. Murat Ülker'in gezdiği güzergah, yaz tatillerinin vazgeçilmezi olan mavi yolculuk rotalarından biri olmayı başarıyor. Kaleköy’ün ve çevresinin sunduğu doğal zenginlikler, her yıl binlerce insanı kendine çekiyor.

TARİHİ KALINTILAR VE EFSANELER

Bu bölge, sadece doğal güzellikleri ile değil, derin bir tarihe sahip olmasıyla da dikkat çekiyor. Antik Simena Kenti’nin kalıntıları, ziyaretçilere geçmişe dair hikayeler sunuyor. Murat Ülker, bu kalıntılar arasında dolaşırken, bölgenin tarihi ve kültürel zenginliklerine dair önemli bilgiler edindi. Simena'nın kalıntıları ve çevresi, ziyaretçileri tarihin derinliklerine götürüyor. Özellikle antik tiyatro ve kalenin surları, geçmişin izlerini taşımakta. Ayrıca, Üçağız Köyü’nün tarihi, antik Teimiussa kenti ile bağlantılı olarak günümüze kadar taşınmış durumda. Bu yerlerin hikayeleri, aynı zamanda bölgenin kültürel değerlerinin de bir yansıması olarak öne çıkıyor.

RAHMİ KOÇ'UN ESKİCİ DÜKKANI

Murat Ülker, gezisinin bir kısmında Rahmi Koç'un işlettiği Eskici Dükkanı'nı da ziyaret etti. Bu dükkan, hem geleneksel eşya alışverişi için bir merkez hem de yerel el sanatlarının sergilendiği bir alan olarak dikkat çekiyor. Burada, el yapımı ürünlerden antika eşyaya kadar pek çok çeşitli malzeme bulunuyor. Ülker, dükkanın sunduğu eşsiz ürünleri inceleyerek, bölgenin kültürüne dair önemli izlenimler edindi. Eskici Dükkanı, yerel halkın yaşam tarzını yansıtan bir mekan olarak ziyaretçilere geçmişin izlerini sunmakta. Bu dükkan, sadece alışveriş yapılacak bir yer değil, aynı zamanda sohbetler ve paylaşımlar için de bir buluşma noktası haline gelmiş durumda.

El ayak çekildikten sonra akşam saatlerinde karaya çıktık. Ardından Kale’ye tırmandık ve bir dostumun evinde kısa bir soluklanma fırsatı bulduk. Orada serinledik ve iyi bir şekilde ağırlandık. Daha sonra, ilginç nesnelerin satıldığı Eskici Dükkanı'na uğradık. Bu dükkan, çeşitli ilginç objelerle doluydu. Buradan aldığımız bazı şeyler arasında şişe içinde yer alan yelkenli gemi, Gigifau tavuğu ve oldukça rahat bir kollu sandalye yer alıyordu. Sandalyeyi boyamayı düşünüyordum!

Simena'nın Tarihi Zenginlikleri

Simena, günümüzde Kaleköy olarak bilinir ve Kekova içerisinde yer almaktadır. Aynı zamanda Teimiussa, yani Üçağız ile Dolichiste, Kekova Adası üzerindeki Batık Şehir ile Aperlai, yani Sıçak Yarımadası gibi tarihi yerleri de içermektedir. Bu köy, Likya Birliği’ne ait olan, deniz ticaretine stratejik katkılarda bulunan küçük ama önemli liman kentlerinden biriydi. Simena, en parlak dönemini M.Ö. 2. yüzyıldan M.S. 2. yüzyıla kadar yaşadı. Ancak zamanla büyük depremler sonucunda yıkıldı ve kıyının bir kısmı neredeyse 3 metre aşağı düştü, bu durum da şehrin bir kısmının su altında kalmasına yol açtı. Su üzerinden bile görmeye değer manzarası, deniz ve tarih tutkunları için eşsiz bir deneyim sunmaktadır. Bizans döneminden sonra bölgedeki ticaret ve yaşam önemli ölçüde azalmıştır.

Kekova ve Atlantis Efsanesi

Likya bölgesi, eski mitolojik hikayeleriyle bilinir; fakat Kekova'nın batışı ile ilgili olarak Atlantis benzeri bir efsane mevcut değildir. Bazı kaynaklar tarafından Kekova’nın “Akdeniz’in Atlantis’i” olarak anılması, daha çok turistik bir pazarlama stratejisi olarak değerlendirilebilir. Bu tanım, şehrin mistik yönlerini vurgulamak amacıyla yapılmıştır.

Kekova'daki gerçeklik, efsanelerden çok daha güçlüdür. Su üzerinde bile gözlemlenebilen berrak sulardaki taş merdivenler, iskeleler ve ev temelleri, tarihsel bir gerçeklik sunmaktadır. Bu kalıntılar, yaklaşık 1800 yıl kadar önce meydana gelen doğal bir afetten sonra suyun altında kalmıştır. Akdeniz’de bu kadar belirgin bir şekilde görülebilen batık şehir örneklerine nadiren rastlanmaktadır. Dolayısıyla Kekova, mitolojik bir “kayıp şehir” değil; yaşam ile doğa olaylarının birleşiminden oluşan gerçek bir “batık şehir” olarak kabul edilmektedir.

*Eskici Dükkanı, Rahmi Koç Bey’e ait olan ve herkesin bildiği bir mekan. Elbette buradaki küçük, mütevazi köy evi de dikkate değerdir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız