İstanbul'da yaşanan usulsüz vatandaşlık soruşturması, Türkiye'nin yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı uygulamasını yeniden ön plana çıkardı. Son on yıl içinde, yabancılara verilen Türk vatandaşlığıyla ilgili elde edilen veriler dikkat çekiyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmanın merkezinde, gayrimenkul satışlarında sahte değerleme raporları kullanarak usulsüz vatandaşlık edinme iddiaları bulunuyor. Bu kapsamda İstanbul merkezli 16 ilde gerçekleştirilen operasyon, 90 şüpheliyi kapsamaktadır ve şüphelilerden 72’si gözaltına alındı. Şüphelilerin, düşük değerli gayrimenkulleri sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek fiyatlarla göstererek, vatandaşlık kazandırdığı belirtildi. Bu yöntemle, 687 kişinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını usulsüz şekilde elde ettiği tespit edilmiştir. İçişleri Bakanlığı, operasyon sonrasında konu ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada, başvuru öncesi belgelerde sahtecilik girişimlerine dikkat çekerek, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü çalışanlarının görevlerinde herhangi bir zafiyet ya da ihmal bulunmadığını vurguladı.
6 Bin 134 Vatandaşlık İptal Edildi
Bakanlık, yapılan incelemeler sonucunda toplam 1,150 yatırımcının yatırım uygunluğu belgesinin iptal edildiğini duyurdu. Bunun yanı sıra, yatırımcıların aile fertleriyle birlikte 5,391 kişinin vatandaşlık kararlarının geri alındığı ifade edildi. Kamu düzeni ve milli güvenlik açısından sakıncalı görülen 263 yatırımcı ve onların aileleri dahil olmak üzere toplam 743 kişinin vatandaşlık başvurularının iptal edildiği belirtildi.
Sonuç olarak, toplamda 1,413 yatırımcı ve aile üyeleriyle birlikte 6,134 kişinin vatandaşlık kazanma kararları iptal edilmiş oldu. Bu durum, Türkiye'nin vatandaşlık sistemindeki denetim mekanizmalarının pekiştirilmesine neden olan gelişmeler arasında yer aldı.
Yatırım Karşılığı Türk Vatandaşlığı Süreci
Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığına başvurulara olanak tanıyan düzenleme, 2016 yılında hayata geçirildi. 28 Temmuz 2016 tarihinde Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 12. maddesinde yapılan değişiklikle, belirli yatırım koşullarını yerine getiren yabancı yatırımcılara istisnai olarak Türk vatandaşlığı verilmesi mümkün hale geldi. 12 Ocak 2017’de ise bu düzenlemeye, Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesi ile detaylar eklenerek, en az 1 milyon ABD doları değerinde taşınmaz satın alacak olan yabancılara, tapuda üç yıl satmama şartıyla vatandaşlık hakkı tanınması öngörüldü.

250 Bin Dolar ile Vatandaşlık Alımı
İlk uygulamadaki miktar ile ilgili değişiklikler ise sonrasında geldi. 19 Eylül 2018 tarihinde, vatandaşlık almak için gereken yatırım tutarı 250 bin dolara düşürüldü. 2022'de ise yapılan bir değişiklikle, bu asgari miktar 400 bin dolara yükseltildi. Güncel yönetmelik gereğince, en az 400 bin dolar değerinde taşınmaz satın alan kişiler, 3 yıl süreyle bu mal varlıklarını satmama taahhüdü vererek ya da en az 500 bin dolar tutarında sabit sermaye yatırımı yaparak bu haktan faydalanabiliyorlar.
Bu kriterlerin yanı sıra, Türkiye’de en az 50 kişilik istihdam sağlamak veya belirli bankalara yatırımlar yapmak gibi alternatif seçenekler de bulunmaktadır. Tüm bu süreçlerin tamamlanabilmesi için ilgili kurumdan yatırım uygunluk belgesinin alınması gereklidir. Gayrimenkul yatırımları için ise, SPK tarafından yetkilendirilmiş değerleme şirketleri tarafından düzenlenen değerleme raporları esas alınır. 2024 itibarıyla bu yetkinin yalnızca TOKİ ye ait Gayrimenkul Değerleme A.Ş.’ye verilmesi planlanıyor.
174 Bin Kişiyi Kapsayan Vatandaşlık Başvuruları
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 29 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı bir açıklamada, 2018 yılından bu yana toplam 174,567 kişinin yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazandığını duyurdu. Yatırım sürecinin fiilen 2017 yılında başladığını ve ilk vatandaşlık kazançlarının 2018’de gerçekleştiğini belirtti. Çiftçi, bugüne kadar 51,762 yatırımcı ve 122,805 aile bireyi dahil olmak üzere toplamda 174,567 kişinin bu uygulama sayesinde Türk vatandaşlığına sahip olduğu bilgisini paylaştı.
Bu süreçte, Türkiye'ye yaklaşık 16 milyar 74 milyon dolarlık yatırım yapıldığı bilgisi, bu uygulamanın ekonomik etkilerini gözler önüne sermektedir.
Türkiye'de yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı edinme işlemleri, özellikle aralarında tartışmalı bireylerin yer almasıyla gündeme bomba gibi düştü. Bazı isimlerin, uyuşturucu ve organize suçlarla bağlantıları olduğu öne sürülen vatandaşlıkları, kamuoyunda geniş yankı buldu. Bu konudaki tartışmaların alevlenmesine neden olan durumlar arasında, yurt dışında kırmızı bültenle aranan kişilerin Türkiye'den vatandaşlık alması öne çıkıyor.
Kırmızı Bültenle Aranan İsimler
Giderek artan endişeler, Hırvatistan tarafından aranan Nenad Petrak'ın, İstanbul'da 2022 yılında 250 bin dolara konut alması ve ardından Türk vatandaşlığını kazanmasıyla daha da derinleşti. Petrak, "Nenat Çelik" adıyla Türkiye'de tanınmaya başladı. Bunun yanı sıra "Kürt Tilkisi" lakabıyla bilinen Rawa Majid'in de Bodrum’da 250 bin dolarlık bir villa satın aldıktan sonra Türk vatandaşı olduğu bilgisi, güvenlik otoritelerini alarma geçirdi. Ayrıca, ABD’nin Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından aranan Maximillian Virkin’in de Türkiye’de gayrimenkul edinmesi olayları Türk vatandaşlığı süreçlerinin sorgulanmasına neden oldu. Virkin’in 2019 yılında İstanbul'da mülk satın alması, bu konu hakkında daha fazla soru işareti yarattı.
Son Beş Yılda Yükselen Vatandaşlık Başvuruları
Son on yılda, Türkiye, yatırım yoluyla vatandaşlık kazanma konusunda dikkat çekici bir artış gösterdi. 2016 ile 2025 yılları arasında toplam 562 bin 701 kişi, yetkili otoriteler aracılığıyla Türk vatandaşlığına kavuştu. Ancak aynı dönemde 213 bin 444 kişi, çeşitli sebeplerle vatandaşlıklarını kaybetti. Özellikle, yatırım yoluyla Türkiye vatandaşlığına geçen Suriyeli sığınmacılar da bu dengeleri etkilemekte. Geçici koruma altında olan veya daha önce bu statüde bulunan 238 bin 733 Suriyelinin de Türkiye vatandaşlığı kazandığı ifade edildi. Bu durum, hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli değişimleri beraberinde getiriyor.
En Yüksek Vatandaşlık Alımı Hangi Yılda Gerçekleşti?
Türkiye'de en yoğun vatandaşlık başvurusu 2019 yılında kaydedildi. Bu yıl, toplamda 79 bin 757 kişi Türk vatandaşlığına geçti. Ardından gelen yıllar ise bu sayının düşmesine tanıklık etti; 2020'de 79 bin 720, 2021'de ise 70 bin 514 kişi Türk vatandaşı oldu. 2024 yılı itibarıyla ise başvuru sayısının 34 bin 683’e kadar gerilediği görüldü. Ancak 2025'te tekrar bir artış yaşanarak 48 bin 334 kişiye ulaşıldı. Buna karşın, vatandaşlık kaybedenlerin sayısında ise 2018 yılında 33 bin 62 kişiyle rekor bir seviye yaşanmışken, 2025'te bu rakam 9 bin 980 olarak kaydedildi.
Türkiye Barolar Birliği'nin Hukuki Mücadelesi
Vatandaşlık edinme süreçlerine dair eleştiriler muhalefetle sınırlı kalmadı; Türkiye Barolar Birliği (TBB) de 2022 yılında bu uygulamaların durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava açtı. Dava dilekçesinde, vatandaşlığın elde edilmesine dair şartların anayasa doğrultusunda yasalarla belirlenmesi gerektiği vurgu yapıldı. TBB, kişilerin devlete hukuki ilişkilerini ifade eden statülerin, ekonomik şartlara bağlanmasının hukuki bir dayanağının bulunmadığını savundu. Ayrıca, bu durumun vatandaşlık kavramını özünden uzaklaştırdığı ve devlet egemenlik yetkisini zedelediği iddia edildi. Cumhurbaşkanlığı, yatırım yoluyla vatandaşlık uygulamasının uluslararası alanda uygulanan benzer programlardan farklı olmadığını belirterek, verilen bilgileri destekleyici veriler sundu. Danıştay, Türk Barolar Birliği’nin talebini iki kez reddetti ve dava süreci devam ediyor.