Akyaka Limanı'nda gerçekleştirilen çalışmalar, bölgede hem teknecileri hem de kordon boyunca faaliyet gösteren muhalefet esnafını olumsuz etkiliyor. Çalışmaların başlamasıyla birlikte müşteri sayısında belirgin bir düşüş yaşanırken, esnafın gelir kaybı daha da derinleşmiş durumda. Muğla'nın Ula ilçesinin Akyaka Mahallesi'nde bulunan liman, işletmesinin Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş.’ye devredilmesi üzerine tartışmalara neden oldu. Yat limanı projeleri nedeniyle teknelere erişim güçleşti ve kordon boyunca yer alan işletmelerde müşteri kayıpları yaşandı.
Limanın Değişimi ve Etkileri
Eski adıyla MUÇEV olarak bilinen Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş.'ye devredilen Akyaka Limanı çevresindeki inşaat çalışmaları devam ediyor. Yaz aylarının başlamasına rağmen iş makinaları nedeniyle bölgenin büyük bir kısmı kazılı halde bırakılmış durumda. Bu durum, özellikle yaz sezonunda turistlerin liman çevresinde vakit geçirmesini engellerken, restoran ve kafelerde müşteri sayısında ciddi bir azalma gözlemleniyor. Tekne sahipleri de iskelelere ulaşımın zorlandığını dile getirirken, çalışmaların ne zaman sona ereceğine dair yeterli bilgilendirme yapılmadığını belirtiyor.
Mahkeme Süreci ve Teknecilerin Şikayetleri
Akyaka Kadın Azmağı'nda çalışan tekneciler adına Yakup Abdullah Yalçın, limanın işletme hakkının Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş.'ye devredilmesinin ardından S.S. Akyaka Deniz Motorlu Taşıyıcıları Kooperatifi'ne geçtiğini açıkladı. Bu sürecin kendilerine resmi bir bildirim yapılmadan gerçekleştiğini ifade eden Yalçın, bölgede bulunan 32 teknenin 22'sinin mahkemeye verildiğini belirtti. Yıllardır burada çalışan bir grup olarak, liman projeleriyle ilgili alınan kararların kendileriyle görüşülmeden alındığını vurguladı. Sürecin onları zor ve tek taraflı bir sözleşme ile karşı karşıya bırakmasından şikayet eden Yalçın, elektrik hatlarının koparılarak mağduriyet yaşadıklarını ve bunun bir an önce giderilmesini talep ettiklerini açıkladı.

Bağlama Ücretlerine Tepki
Tekne sahipleri, bağlama ücretlerinin marina tarifelerine göre belirlendiği bu yeni uygulamadan da memnun değiller. Bu durum, sabit bağlama yerlerinin güvence altına alınmaması ve işletmecinin yorumuna açık bırakılan bazı maddelerin olumsuz etkileriyle birleşince, teknecilerin mevcut durumda nasıl bir mağduriyet yaşadıklarını artırıyor. Geçimini denizden sağlayan bu bireyler, yeni düzenlemenin kendileri için adil olmadığını düşünüyorlar ve mağduriyetlerinin giderilmesini talep ediyorlar.
Özellikle liman çevresinde gerçekleştirilen altyapı çalışmaları, çevredeki restoran ve kafeleri olumsuz yönde etkilemeye başladı. Kordon boyunca hizmet veren bir işletmeci, “Turizm sezonunun açılması ile birlikte daha fazla müşteri bekliyorduk ancak kazı çalışmaları nedeniyle insanlar bu bölgeye gelmekten çekiniyor. Yürümekte zorlanan müşterilerimiz, işletmelere ulaşmada sıkıntı yaşıyor. Çalışmaların ne zaman sona ereceğine dair hiçbir bilgiye sahip değiliz. Zaman geçtikçe, gelir kaybımız da artıyor” şeklinde görüşlerini dile getirdi.
Ekonomik Kayıplar Büyüyor
Esnaf, devam eden kazıların uzamasının ekonomik açından daha ciddi kayıplara yol açtığını belirtiyor. Tekneciler ve kordon boyunca işletme sahipleri, yaşadıkları olumsuzlukların bir an önce aşılmasını talep ediyor. Ayrıca, yerel yönetimlerden çalışmaların hızlandırılmasını ve bu süreçte işletmecilerin bilgilendirilmesini istiyorlar. Özellikle sezon boyunca artan müşteri potansiyelinin kaybolmaması, esnaf için büyük önem taşıyor. Eğer durum bu şekilde devam ederse, birçok işletmenin kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyorlar. Bilinçli bir yönetim anlayışı ile desteklendiklerinde, esnafın yaşadığı zorlukların aşılabileceğine inanıyorlar.
Yerel Halkın Süreçteki Rolü
Çalışmaların kendilerini ne denli etkilediğini vurgulayan esnaf, yerel halkın ve işletmecilerin süreçte daha etkin bir şekilde yer almasının önemli olduğunu düşünüyor. Kazı süreçlerinin, yerel işletmelerle iş birliği içerisinde ilerlemesi gerektiğine dikkat çeken işletme sahipleri, kamuoyunun da bilgilendirilmesi gerektiğini savunuyor. Kamu ve özel sektör iş birliği ile daha sağlıklı bir çalışma süreci oluşturulabileceğini öne süren esnaf, yerel yönetimlerin bu konuda daha şeffaf bir yaklaşım sergilemesini talep ediyor. Bu görüşmeler ve iş birlikleri sayesinde hem esnafın hem de yerel halkın kazanabileceği bir ortak alan yaratılabileceğinin altını çiziyorlar.