Göç ve Diaspora Vakfı'nın ev sahipliğinde düzenlenen Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu'nda, Suriyelilerin güvenli ve onurlu geri dönüşü için gereken adımlar masaya yatırıldı.Göç, son yılların en karmaşık ve tartışmalı konularından biri haline geldi. Ülkeler, göçmenleri dönüştürmek, desteklemek ve geri göndermek için çeşitli stratejiler geliştirmektedir. Bu bağlamda, 21 Temmuz 2026 tarihinde Ankara'da düzenlenen Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Forumu önemli bir platform haline geldi. Türkiye, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Mısır'dan üst düzey kamu temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcilerinin katıldığı forum, Suriyelilerin geri dönüş süreçlerini teşvik etmek için dikkat çekici tartışmalara sahne oldu.

Açılış Oturumunda Vurgulanan Temalar
Açılış oturumunda yapılan protokol konuşmalarında, geri dönüşün güvenli, onurlu ve sürdürülebilir olması gerektiği ön plana çıktı. Forum boyunca gerçekleştirilen üç oturumda, protokol ve yüksek düzeyli panelin yanı sıra bakanlıklar ve bürokrasi ile göç yönetimi tecrübesi özel oturumları ele alındı. Katılımcılar, geri dönüşlerin yalnızca mevcut durumu değil aynı zamanda bölgenin geleceğini de etkileyebileceği konusunda hemfikir oldular.
Recep Seyyar’ın Açıklamaları: Suriye’nin Aktif Katılımı Şart
Göç ve Diaspora Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Recep Seyyar, forumun açılışında yaptığı konuşmada, Suriyeli sığınmacıların gönüllü geri dönüşünün ancak bölgesel iş birliği ve ortak politika üretimi ile mümkün olabileceğini vurguladı. Seyyar, “Suriyeli sığınmacıların geri dönüşü, Suriye'nin karar verici aktörlerinin sürece aktif katılımına bağlıdır” diye belirtti.

Türkiye'nin İnsan Odaklı Yaklaşımı
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, açılış oturumunda insan odaklı bir anlayışla göç hareketlerine yaklaşmanın önemini vurguladı. Özel, bölgesel barış ve güvenliğin iş birliği esasında inşa edilmesi gerektiğini ifade etti ve Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesinde koruma politikalarının sürdüğünü belirtti. Ayrıca, göç yönetiminde kalıcı çözümlerin yalnızca göçün temel nedenlerine odaklanarak sağlanabileceğinin altını çizdi.

İçişleri Bakan Yardımcısı Cangir’in Mesajı: Merkezde İnsan Onuru Var
Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir, Suriye'de yaşanan gelişmelerin göç yönetiminde uluslararası dayanışma ve koordinasyon gereksinimini vurguladığını ifade etti. Cangir, Türkiye'nin insani bir sorumluluk anlayışı ile hareket ettiğini ve göç yönetiminin sadece koruma politikalarıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda eğitimden istihdama kadar çeşitli uyum politikalarının da devrede olduğunu kaydetti.
Bölgesel Koordinasyon Üzerine Tartışmalar
Protokol ve Yüksek Düzeyli Panel’de, güvenli geri dönüş, sınır ötesi koordinasyon ve kriz yönetiminde ortak sorumluluk modelleri ele alındı. Moderatörlüğünü Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar'ın yaptığı panelde, bölgedeki ülkelerin iş birliği ve koordinasyon sağlamalarının önemi vurgulandı. Panel sonrası düzenlenen çalıştayda hukuki ve lojistik engeller masaya yatırıldı, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi için öneriler sunuldu.

Kurumsal Boyut ve Saha Tecrübesi
Panelde konuşan akademik uzmanlar, bölgedeki ülkelerin saha deneyimlerini paylaştı. İş birliği mekanizmaları ve veri paylaşımının gerekliliğine dikkat çekildi. Ayrıca, bölgesel göç yönetimi tecrübeleri üzerine tartışmalar yapıldı; bu konudaki deneyimlerin yalnızca ülkeler arası değil, uluslararası düzeyde de önemli olduğu belirtildi.
Sürdürülebilir Dönüş İçin Kalkınma Formülleri
Forumda “Sürdürülebilir Dönüş İçin Kalkınma Formülleri” adlı çalıştayda, geri dönüş bölgelerinde istihdam ve finans yönetimi gibi konular üzerine tartışmalar yapıldı. Bu çalışmaların, ev sahibi ülkeleri daha da destekleyici hale getireceği öngörülüyor.Forumun genel amacı, bölgesel göç yönetiminde somut adımlar atarak ortak bir vizyon geliştirmek ve mevcut sorunlara dayanıklı çözümler bulmak olarak belirlendi. Bu süreçte, katılımcı ülkeler arasında iş birliği geliştirmeyi ve göçün insan odaklı bir yaklaşım çerçevesinde yönetilmesi gerektiğini vurgulamak öncelikli hedefler arasında yer aldı.