Çin, 2024 yılında organik ürün satışlarını artırarak dünyanın üçüncü büyük organik pazarı haline geldi. Yerli üreticilerin rekabet gücünün artması ve ithal ürünlerde yaşanan düşüş bu süreçteki önemli faktörlerdir.Son yıllarda sağlık bilincinin artması ve sürdürülebilirlik konusundaki farkındalığın yayılması, dünya genelinde organik ürünlere olan talebi artırmıştır. Çin, bu trendden yararlanarak organik pazarını büyük bir hızla büyütmeyi başardı. 2024 yılına gelindiğinde, Çin organik ürün satışları yıllık yüzde 22,8 artışla 17 milyar dolara ulaştı. Bu büyüme, ülkedeki yerli üreticilerin rekabet gücünü artırırken, ithal organik ürünlerin satışında ise azalma yaşandı.
Çin'in Organik Pazarı ve Küresel Sıralama
Çin, organik ürünler pazarında ABD ve Almanya'nın ardından üçüncü sırada yer almayı başarmıştır. 2022 yılında 12 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne sahipken, 2024'te 17 milyar dolara yükseldi. Bu gelişim, ülkenin organik pazarındaki önemli potansiyeli göstermektedir. Ancak ilginç bir nokta var ki, satışların büyük bir bölümünü, %93,5 oranında, birincil düzeyde işlenmiş ürünler oluşturmaktadır. Bu kategorilerde süt, alkollü içecekler, bebek mamaları ve işlenmiş tahıllar dikkat çekmektedir.
Kişi Başına Harcama ve Pazar Payı
Çin organik ürün pazarı büyüklüğünde üçüncü sırada bulunsa dahi, kişi başına organik ürün harcamasında küresel ortalamanın gerisinde kalmaktadır. Organik Tarım Araştırma Enstitüsü (OTA) verilerine göre, Çin'deki kişi başına organik gıda harcaması yalnızca 9,9 dolar iken, bu rakam dünya genelinde 18,7 dolar olarak kaydedilmiştir. Bu durum, Çin'deki organik ürünlerin pazar payının sadece %1 seviyesinde kalmasını etkileyen önemli bir faktör olmuştur. Karşılaştırma açısından, Danimarka'nın organik ürün pazarındaki payı %13'tür.

Organik Üretimdeki Gelişmeler
2024 sonunda Çin'de toplam 17 bin 966 sertifikalı organik üretici bulunmaktadır. Bu üreticilerin sahip olduğu toplam sertifika sayısı ise 30 bin 68'e ulaşmıştır. Ayrıca, organik tarım alanı bir önceki yıla göre %4,8 artışla 3,6 milyon hektara çıkmıştır. Bu durum, Çin'in sertifikalı organik tarım alanı bakımından dünya genelinde beşinci sırada yer almasını sağlamaktadır.Organik üretim sıralamasında, tahıllar 20,98 milyon ton ile birinci sırada yer alırken; tahılların ardından 7,82 milyon tonla işlenmiş gıdalar, 2,96 milyon tonla süt, 1,89 milyon tonla bakliyat, yağlı tohum ve yumrulu ürünler gelmektedir. Organik sebze ve meyve üretimi sırasıyla 1,29 milyon ton ve 1,26 milyon ton olarak kaydedilmiştir. Su ürünleri üretimi ise 878 bin ton, hayvancılık ve kanatlı ürünler üretimi 795 bin 600 ton olarak belirtilmektedir. Organik çay üretimi 350 bin ton, baharat üretimi ise 27 bin ton seviyesine ulaşmıştır.
2026'dan itibaren yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, organik gıda pazarında önemli değişiklikler getirdi. İşlenmiş gıdalarda "organik geçiş süreci" ibaresinin yasaklanması, üretim süreçlerini daha sıkı bir denetim altına almayı hedefliyor.Organik gıda tüketimi, son yıllarda dünya genelinde giderek artan bir trend haline gelmiştir. Bununla birlikte, Çin gibi büyük bir pazar, kalite ve güvenilirlik açısından ciddi düzenlemelere ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle, 1 Ocak 2026'dan itibaren yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, organik gıda pazarını kapsamlı şekillerde dönüştürmeyi planlamaktadır. Öne çıkan başlıca değişiklikler, gerçek zamanlı dijital takip sisteminin zorunlu hale gelmesi, denetim uygulamaları ve izlenebilirlik kodları gibi unsurları içermektedir.
Yeni Düzenlemelerin Detayları
Çin, 2026'da yürürlüğe giren organik gıda düzenlemeleri ile birlikte pazarın şeffaflığını artırmaya yönelik önemli adımlar atmıştır. İşlenmiş gıdalarda “organik geçiş süreci” ibaresinin yasaklanması, tüketicilere sunulan ürünlerin güvenilirliğini artırmayı hedefliyor.Ayrıca, üretim miktarları ile satış verilerini eşleştiren gerçek zamanlı bir dijital takip sistemi zorunlu hale getirildi. Bu sistem, tüketicilerin bazı ürünlerin gerçek organik olup olmadığını daha kolay kontrol etmesine olanak tanırken, üreticilerin de şeffaf bir şekilde verilerini sunmasını sağlıyor.Öte yandan, sertifikalı organik ürünlerin en küçük satış ambalajında organik ürün sertifikasının bulunması zorunlu hale geldi. Her ürüne verilen 17 haneli izlenebilirlik kodu, tüketicilere ürünün kaynağını kontrol etme imkânı tanıyor.
İthal Organik Ürünlerin Satışlarındaki Düşüş
2024 yılında, Çin'in organik ürün ihracatı toplamda 1 milyar dolar olarak gerçekleşirken, ithalat ise 603 milyon dolara geriledi. Bu durumda, yerli üreticilerin ithal ürünlere göre daha uygun fiyatlı alternatifler sunmasının etkisi büyüktür.İthal organik ürünler arasında yapılan satışlarda, bebek maması 303,2 milyon dolarlık satış ile ilk sırada yer aldı. Bu ürünü şarap (71,2 milyon dolar) ve yağsız süt tozu (69,9 milyon dolar) takip etti. Ancak, genel olarak ithal organik ürün satışları, yerli üreticilerin artan rekabet gücü nedeniyle yüzde 12 oranında bir düşüş yaşadı.İthalat liderleri arasında ise İrlanda, Danimarka ve Yeni Zelanda ön plana çıkmaktadır. Bu ülkelerden gelen bebek maması, formüle süt tozu ve şarap gibi ürünler, pazarın önemli bir kısmını oluşturdu.
Bitki Bazlı Ürünlerdeki Artış
Son yıllarda, tüketicilerin sağlıklı ve doğal ürünlere yönelik talepleri doğrultusunda, bitki bazlı ürünler pazarında belirgin bir artış gözlemlenmiştir. 2024 yılında bu ürünlerin satışları yüzde 30 oranında artış göstermiştir. Şeker oranı azaltılmış gıdalar, proteinle zenginleştirilmiş ürünler ve mantar özlerinden üretilen takviyeler gibi fonksiyonel gıdalara olan talep de yükseliyor.Çin'inin organik gıda pazarında ayrıca organik meyvelere, içeceklere, kişisel bakım ürünlerine, tekstil ürünlerine ve hayvan yemlerine yönelik de bir büyüme eğilimi gözlemlenmiştir. Bu ürün grupları, tüketicilerin sağlıklı yaşam tercihleri doğrultusunda giderek daha fazla ilgi çekmektedir.Yeni düzenlemeler ve değişen tüketici alışkanlıkları, Çin'in organik gıda pazarında dönüşüm etkisi yaratmaktadır. 2026'dan itibaren yapılan değişiklikler, şeffaflık ve güvenilirlik açısından önemli bir adım olurken, pazar dinamikleri de yeniden şekillendirilmektedir.