turizmport Kültür & Sanat Efes'in Tarihini Sarsan Keşif: 5 Bin Yıllık Sır Gün Yüzüne Çıktı!

Efes'in Tarihini Sarsan Keşif: 5 Bin Yıllık Sır Gün Yüzüne Çıktı!

Efes'in Tarihini Sarsan Keşif: 5 Bin Yıllık Sır Gün Yüzüne Çıktı!
Okunma Süresi: 3 dk

Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesindeki 5 bin yıllık Perinthos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, tiyatro bölümünde Helenistik Dönem’e ait kalıntılara ulaşıldı. Kazı ekibinin lideri, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Zeynep Koçel Erdem, tiyatronun yapım evrelerinin başlangıçta erken Roma dönemine ait olduğunu düşündüklerini ancak Helenistik Dönem’e dair izlere de rastlandığını vurgulayarak, bu gelişmenin oldukça değerli olduğunu belirtti. 2021 yılında başlatılan kazı çalışmaları, Marmaraereğlisi’ndeki Bayraktepe mevkiinde yer alan antik kentin keşfini hedefliyor. Buradaki kalıntılar arasında, Trakya'nın en büyük tiyatrosu olduğu ifade edilen yapının yanı sıra heykel ve mezarlar da mevcuttur.

Kazı Çalışmalarının Detayları

Kazı başkanı Prof. Dr. Zeynep Koçel Erdem, 2026 yılı Haziran ayında başlayan çalışmaların şu an iki ayrı alanda devam ettiğini açıkladı. Belirttiğine göre, bu alanlar tiyatro ve Mola Burnu. Tiyatroda Kavea’nın üst kısımlarında, Vomitoryum bölümünde ve basamaklarda kazı çalışmaları sürdürülüyor. Ancak burada, 6 metre kalınlığında bir dolgu mevcut olması nedeniyle çalışmalar ilerlemekte zorlanıyor. Erdem, bu yıl 30 kişilik bir öğrenci grubunun katılım sağladığını ve toplamda 49 kişilik bir ekip ile çalıştıklarını ifade etti. Ayrıca 30'a yakın işçi de kazı çalışmalarına destek veriyor. İleri aşamalarda, 2021 yılında açılan Nekropolis alanında da çalışmalara devam edilmesi planlanıyor.

Önemli Bulgular ve Yeni Keşifler

Prof. Dr. Erdem, kazı çalışmaları neticesinde önemli sonuçların gün yüzüne çıkmaya başladığını belirtti. Akropolis’in 1,5 kilometrelik alanının büyük ölçüde gömülü olduğunu ve tiyatronun prestij yapısı olarak önemli bir konumda bulunduğunu dile getirdi. Tiyatronun dolgu katmanlarından oturma basamakları ve plan şemasının yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladığını kaydeden Erdem, kazıların her geçen yıl daha belirgin hale geldiğini vurguladı. Ayrıca, tiyatronun yapı aşamalarının erken Roma Dönemi ile ilişkilendirilse de, Helenistik Dönem’e dair izlerin bulunması Trakya arkeolojisi açısından dikkat çekici bir bulgu olarak değerlendirildi. Tiyatronun bir ana kaya üzerine inşa edilmiş olabileceği ve bu alanın Trakların açık hava ibadet yeri olarak kullanılmış olabileceği ihtimali de gündeme geldi.

Kazı Sürecinin Geleceği

Prof. Dr. Erdem, kazının ne zaman sona ereceğine dair kesin bir tarih vermedi. Kazının yürütüldüğü alanın büyüklüğü, tam anlamıyla ortaya çıkarılması gereken yapının gömülü olması ve mevcut dolgu durumu, sürecin zor ilerlemesine yol açıyor. 2022 yılından beri yapılan tiyatro kazısının Anadolu’nun en büyük tiyatrolarıyla, örneğin Bergama ve Efes ile kıyaslanabilecek ölçekte olduğu belirtiliyor. Şu an itibarıyla kazının yalnızca dörtte biri tamamlanabilmiş durumda. Yüzeydeki dolgu ne kadar az olursa, o kadar hızlı çalışma yapılabileceği ifade ediliyor. Ayrıca, işçi sayısının arttıkça daha hızlı ilerlemelerin olabileceği de vurgulanıyor.

Yerel ve Yabancı İlgi

Kazı alanı, bölge halkı ile birlikte yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye başladı. Prof. Dr. Erdem, arkeolojik kazılar ve bölgenin kültürel değerleri hakkında başlangıçta az bilgilendirmeye sahip olunmasına rağmen, halkın bu seviyeyi aşarak etkinliğe katıldığını ve bilincin arttığını belirtti. Ayrıca, sekitar bölgede arkeoloji eğitimi alan gençlerin de bu kazılarda aktif olarak yer aldıkları gözlemleniyor. Lokasyonun tanıtımı ve yayımlanan materyaller sayesinde yerli turizm şirketlerinin de ilgisi artmaya başladı. Yurt dışından, özellikle Balkan ülkelerinden birçok bilim insanı ve müzecinin kazı alanını ziyaret ettiği aktarılıyor. Bu durumun kazı çalışmalarına olan ilginin ve etkileşimin giderek artacağı beklentisini oluşturduğu ifade edildi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız