turizmport Genel Türkiye’nin Özgün 'Serince' Buğdayı İçin İhracat Kapıları Aralanıyor

Türkiye’nin Özgün 'Serince' Buğdayı İçin İhracat Kapıları Aralanıyor

Türkiye’nin Özgün 'Serince' Buğdayı İçin İhracat Kapıları Aralanıyor
Okunma Süresi: 5 dk

Türkiye'de geliştirilen 'Serince' buğdayı, ihracat için hazırlık süreçlerine girmeye başladı. GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (GAPTAEM) tarafından 12 yıllık titiz bir ıslah çalışmasının sonucunda ortaya çıkan bu ekmeklik buğday çeşidi, Suriye'deki verim denemelerinde yapılan testlerde 20 farklı buğday çeşidi arasında en yüksek verimi elde etti. Şanlıurfa'da yer alan GAPTAEM, bu başarılı sonuçların ardından 'Serince' buğdayının ihracatına yönelme kararı aldı. Yakın zamanda Türkiye'deki çiftçilerle buluşturulan 'Serince', Barut Tohumculuk'un desteğiyle Irak’taki üretim alanlarında da test edilmekte. Bu buğday çeşidinin Suriye Araştırma Enstitüsü tarafından deneme alanlarında değerlendirilmesi ayrıca dikkat çekiyor. Tescil sürecinin tamamlanmasından sonra ise Suriye'de de üretim aşamasına geçilmesi planlanıyor. GAPTAEM Müdürü İbrahim Halil Çetiner, yeni bir buğday çeşidi geliştirmek için genellikle 10 ila 15 yıllık bir süreç gerektiğini belirtti.

Genetik Çeşitlilik ve Hedefler

GAPTAEM'in yaklaşık 3 bin genetik materyal içeren gen havuzunu kullanarak yürüttüğü çalışmalar, her bir buğday çeşidi için önemli bir değer oluşturuyor. Enstitü Müdürü Çetiner, bu süreçte odaklarının her yeni çeşitte verimliliği, kaliteyi ve dayanıklılığı artırmak olduğunu ifade etti. Yıllar süren araştırmalar, buğdayın çevresel koşullara ve hastalıklara dayanıklılığını artırma hedefi doğrultusunda gerçekleştirilmekte. Böylece çiftçiler, daha yüksek verim elde ederken, aynı zamanda ürün kalitelerini de yükseltme imkanına kavuşuyor. Bu stratejik yaklaşım, tarım sektöründeki sürdürülebilirliği de destekliyor. 'Serince' gibi yüksek kaliteye ulaşan yerli çeşitlerin kullanımı, hem yerel çiftçilerin kazancını artıracak hem de uluslararası alanda rekabet edebilme potansiyelini artıracaktır.

Başarı ve Uluslararası Potansiyel

Geliştirilen 'Serince' buğdayının hem Türkiye’de hem de komşu ülkelerde elde ettiği itibarlı başarı, GAPTAEM için gurur kaynağı oldu. GAPTAEM Müdürü Çetiner, Suriye'deki denemelerde 'Serince' türünün elde ettiği birincilik başarılarını dile getirerek, "Firmamız şu an Suriye ve Irak’ta bu çeşidi tescil ettirmek için çalışmalara başladı," şeklinde bilgi verdi. 'Serince', protein oranı, hektolitre ağırlığı gibi kalite ölçütlerinde de öne çıkmakta. Özellikle sarı pas hastalığına karşı gösterdiği yüksek dayanıklılık buğdayın değerini artırıyor. Çetiner, bu başarıların enstitüdeki araştırmacılar üzerinde motivasyon kaynağı teşkil ettiğini belirtti. Yerli çeşitlerin uluslararası pazarda yer bulması, Türkiye’nin tarım sektöründeki potansiyelinin göstergesi konumunda.

Serince buğdayı, bu yağışlı mevsimde yüksek protein değerleri ile dikkat çekti. Çeşidin 2021 yılında tescillendiğini belirten Ziraat Yüksek Mühendisi Memduh Serdar Polat, kısa sürede üreticiler tarafından benimsenen buğday çeşitleri arasında yer aldığını vurguladı. Çiftçilerden gelen geri dönüşlerin müspet olduğunu ifade eden Polat, bu yıl bol yağış alan bir sezon yaşandığını, buna rağmen birçok ekmeklik buğday çeşidinin protein oranlarının 10-11 değerlerinde kaldığını, Serince buğdayında ise bu oranın 13 ile 15 arasında değiştiğini aktardı. Kalitesinin, zor iklim şartlarına dayanıklılığının ve hastalıklara karşı direncinin çiftçileri memnun ettiğini söyledi.

Yüksek Verim ve Kalitenin Ekonomik Yansımaları

Polat, bu yeni çeşitlerin sağladığı yüksek verim ve kalite ile üreticilerin gelirlerine olumlu etkiler yarattığını, bunun yanı sıra daha kaliteli gıda üretimini mümkün kıldığını ifade etti. Elde edilen yüksek protein değerleri, ekmeklik buğdayın besin kalitesini artırırken, çiftçilerin de kazançlarını artırmasına olanak tanıyor. Bölge çiftçileri, Serince buğdayının üstün nitelikleri sayesinde tarımsal faaliyetlerinde daha başarılı olduklarını ve çeşitli pazarlarda da daha iyi bir konum elde ettiklerini gözlemliyorlar. Bu durum, hem yerel hem de uluslararası arenada Türk tarımının rekabet gücünü artırmakta önemli rol oynamaktadır. Ayrıca, bu başarının sürdürülebilir tarım yöntemleri ile birleşmesi, uzun vadede çevresel faydalar da sağlayacaktır.

Geliştirilen Tohumlar ve Sözleşmeli Tarım Uygulamaları

Ziraat Mühendisi ve Barut Tohumculuk yöneticisi Mahmut Barut, GAPTAEM tarafından geliştirilmiş buğday, mercimek ve arpa tohumlarının sözleşmeli tarım modeli ile üretilmekte olduğunu dile getirdi. Barut, bu kaliteli tohumların yüksek verim ve dayanıklılık özellikleri ile tanındığını ifade ederken, amacın bu çeşitlerin daha geniş coğrafyalarda çiftçiler tarafından kullanılmasını sağlamak ve böylece üreticilerin gelirlerini artırmak olduğunu belirtti. Irak’ta tescil sürecinde bulunan Serince buğdayı için Suriye Araştırma Enstitüsünde deneme alanları oluşturma çabalarının sürdüğünü duyurdu. Buralarda yapılan denemelerde Serince buğdayının, diğer çeşitlerle kıyaslandığında hem verim hem de kalite açısından öne çıktığının altını çizdi.

Uluslararası Genişleme Stratejileri

Barut, Türk tohumculuk sektörünü hem ulusal hem de uluslararası düzeyde ileriye taşımayı hedeflediklerini belirtti. Irak, Suriye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde oluşturulan deneme alanlarının yanı sıra gelecek yıl Cezayir, Fas ve Tunus gibi ülkelerde yeni tarımsal uygulamalara da imza atmayı planladıklarını ifade etti. Bu tür adımlarla hem yurtiçinde hem de yurtdışında önemli bir atılım yapmayı arzuladıklarını vurguladı. Barut, "Sektör olarak bu tohum çeşitlerimizle mevcut pazarlarımızı geliştirirken, uluslararası pazarlara da ihracat yaparak büyük bir sıçrama kaydetmeyi hedefliyoruz" diye ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız