turizmport Genel Sıfır Atık Yaklaşımı, Deniz Koruma Projeleri ile Elden Ele Geçiyor!

Sıfır Atık Yaklaşımı, Deniz Koruma Projeleri ile Elden Ele Geçiyor!

Sıfır Atık Yaklaşımı, Deniz Koruma Projeleri ile Elden Ele Geçiyor!
Okunma Süresi: 8 dk

İstanbul Valisi Davut Gül ve Samed Ağırbaş, Deniz Yaşamını Koruma Derneği’nin organizasyonu ile Tavşan Adası’nda gerçekleşen deniz koruma, restorasyon ve izleme çalışmaları hakkında detaylı bir inceleme yaptı. Emine Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi, küresel anlamda sürdürülebilirlik vizyonunu güçlendirirken, denizel ekosistemlerin korunmasına yönelik sahada yapılan çalışmaları destekliyor.

Deniz Koruma Çalışmalarının Önemi

Bu önemli etkinlik, İstanbul Valisi Davut Gül, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ve Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD) Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı’nın katılımıyla gerçekleştirildi. Tavşan Adası’nda, bilimsel koruma, aktif restorasyon ve teknoloji destekli izleme faaliyetleri yerinde gözlemlendi. 2015 yılından bu yana DYKD’nin bölgede yaptığı araştırma ve uygulamalar, çevresel sorunların çözümüne katkıda bulunmak amacıyla yürütülüyor. Bunlar arasında hayalet ağlarla mücadele, vatandaş bilimi ve teknoloji tabanlı izleme sistemleri yer alıyor. Ayrıca, 2026 yılında başlatılan mor mercan popülasyonu güçlendirme çalışması hakkında bilgi verildi.

Doğa Kendini Yeniliyor

İstanbul Valisi Davut Gül, doğadaki kirlenmenin temel sebebinin insan kaynaklı olduğunu vurgulayarak bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu: “İnsan baskısı ortadan kalktığında, kirlenme durduğunda doğa kendiliğinden yenileniyor.” Gül, Tavşan Adası’nda yaşanan olumlu gelişmeleri örnek göstererek, çevre sorunlarının çözümü için hükümetin ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Devletin yürüttüğü projeleri desteklemek için sivil toplumun da aktif rol alması gerektiğini belirten Gül, bu konunun sadece kamusal bir mesele değil, aynı zamanda sosyal bir sorumluluk anlamı taşıdığını ifade etti.

Sıfır Atık Vakfı'nın Davranışları ve Hedefleri

Sıfır Atık Vakfı’nın, Emine Erdoğan'ın önderliğinde düzenli olarak dünya genelinde öneme sahip etkinlikler düzenlediğini belirten Gül, “Sıfır atık sadece güncel bir mesele değil, sürdürülebilir bir yaşam tarzının benimsenmesi gereken bir kültürdür,” dedi. Herkesin bu anlayışı içselleştirmesi gerektiğini ifade ederek, 7'den 70'e herkesin bu konudaki sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Vakfın bu yöndeki çalışmaları, çevre bilincinin toplumda yaygınlaşmasına katkı sağlamakta büyük bir öneme sahip.

Çevre Projesinin Ötesinde Bir Model

Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Tavşan Adası’ndaki bu projeyi sadece bir çevre çalışması olarak görmemek gerektiğini ifade etti. Gemi gibi çeşitli paydaşların bir araya gelerek nasıl etkili sonuçlar elde edebileceğini gösteren bu girişim, uygulayıcı ve teorik bilimin işbirliği sağladığı önemli bir model teşkil ediyor. Ağırbaş, bu tür projelerin yalnızca çevre ile sınırlı kalmadığını, aynı zamanda toplum birlikteliği ve toplumsal farkındalık açısından da büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.

Plastik Kirliliği ile Mücadele Stratejileri

Ağırbaş, plastik kirliliği konusunda yapılan çalışmaların yalnızca bir atık yönetimi meselesi olmadığını, insanların ve doğanın geleceğini tehdit eden önemli bir problem olduğunu söyledi. Tavşan Adası'ndaki uygulamaların, çözüm önerilerinin nasıl şekillenmesi gerektiği konusunda örnek teşkil ettiğini dile getiren Ağırbaş, etkin stratejileri bir arada sunarak bu alanlarda ilerleme kaydetmeyi amaçladıklarını ifade etti. Böylece, hem bilimsel araştırmaların hem de çevresel korunmanın sürdürülebilir bir biçimde gerçekleşeceği öngörülüyor.

Akdeniz ve Ege Kıyılarında Çalışmalar Başlatılıyor

Ağırbaş, Sıfır Atık Hareketi’nin kaynakları koruma, atıkları azaltma ve atıkları yeniden ekonomiye kazandırma hedeflerini benimsediğini belirtti. Ancak bunun yanı sıra güçlü bir önleme ve denetim mekanizmasına ihtiyaç duyulduğu üzerinde durdu. Burada vurgulanan nokta, halkın denizler ve nehirler üzerindeki plastik kirliliğine karşı nasıl bir tutum sergilemesi gerektiğidir. Ülke genelinde 360 bin insanın çalıştığı plastik sektörünün yeniden şekillendirilmesi gerektiğini belirtti.

istanbul’da Büyük Bir Plastik Atık Çalıştayı Planlanıyor

Sıfır Atık Vakfı, 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde İstanbul'da Cumhuriyet tarihinin en büyük plastik atık çalıştayını düzenleyeceğini açıkladı. Ağırbaş, bu etkinlikte 17 bakanlık ve 400'den fazla katılımcının yer alacağını duyurdu. Bu çalıştayla birlikte yerel yönetimler ve bakanlıklar arasında işbirliği sağlanarak, plastik kirliliğine dair kapsamlı bir eylem planı oluşturulması hedefleniyor. Özellikle İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda bazı özel oturumların yapılacağını ve bu alanda somut adımlar atılacağını belirtti.

Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD) Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, gerçekleştirilen bir basın toplantısında, 11 yıllık bir restorasyon çalışmasının merkezinde bulunduklarını vurgulayarak, COP sürecinin örnek bir pilot bölgesinde olduklarını ifade etti. Narcı, bu alanın 7,5 milyon metrekarelik bir özenle korunması gereken hassas alan olarak Cumhurbaşkanlığı tarafından tescillendiğini belirtti. “Burada hazırlanan koruma modeli, 700’e yakın kök mercanın restorasyonu, hayalet ağların temizlenmesi ve bu tür koruma çalışmalarıyla başarılı bir yapı sunmaktadır” diyen Narcı, Antalya’nın Üç Adalar bölgesinde de yeni bir örnek çalışmanın hayata geçirileceğinin müjdesini verdi.

KORUMA KARARINDAN ETKİN ALAN YÖNETİMİNE

Toplantıda, Tavşan Adası'nın koruma statüsünü kazanmasının ötesinde, sürekli alan yönetimi ve bilimsel araştırmaların önemine de dikkat çekildi. DYKD'nin yürüttüğü 11 yıllık süreç boyunca; tehdidi belirleme, aktif restorasyon, hukuki koruma ve izleme gibi adımların birlikte uygulandığı bir deniz koruma modeli oluşturulmuş durumda. Bu model, Tavşan Adası'nın yanı sıra çevresindeki 7,76 kilometrekarelik alanın 2021 yılında 'Kesin Korunacak Hassas Alan' ilan edilmesinin ardından devam eden uygulamalarıda kapsamaktadır. Koruma kararlarının sadece belgede kalmadığı, aksine bu kararların sahadaki etkilerinin oluşturulması amacıyla, izleme, denetim ve restorasyon adımlarının sürdürüldüğü değerlendirilmiştir.

700'ÜN ÜZERİNDE MERCAN KOLONİSİ RESTORE EDİLDİ

Bugüne kadar Tavşan Adası ve çevresinde 700’den fazla gorgon mercanı kolonisi üzerinde gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları dikkat çekmektedir. Uzun dönemli izlemelerde, sarı gorgon mercanlarının yaklaşık %80 yaşam oranına ulaştığı görülmüştür. Buna ek olarak, Ocak 2026’da Türkiye’de ilk kez mor mercan türlerinin güçlendirilmesine yönelik yeni bir restorasyon programının başlayacağı bildirilmektedir. Başlangıçta nakledilen tüm kolonilerin hayatta kaldığı tespit edilirken, bu projelerin uzun vadeli bilimsel izlemelerle destekleneceği ifade edilmiştir. Mercan restorasyonunun, yalnızca belirli bir türün korunmasından öte, tüm mercan topluluklarının ve onların habitatlarının bütünsel korunmasını hedeflediği açıkça belirtilmiştir.

HAYALET AĞLAR DENİZDEN ÇIKARILIYOR, DÖNGÜSEL EKONOMİYE KAZANDIRILIYOR

Hayalet ağlarla mücadele, deniz koruma çalışmalarının önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Şimdiye kadar deniz tabanından 650 bin metrekareden fazla hayalet ağ ve 3 tondan fazla kurşun çıkarılmıştır. Çıkarılan ağların bir kısmı, tarımsal örtü, çanta gibi ürünlerde kullanılmak üzere yeniden değerlendirilmiştir. Bu sayede deniz temizliği ile döngüsel ekonomi anlayışının bir arada uygulandığı etkili bir model geliştirilmiştir. Toplantıda, denizden çıkarılan atıkların yalnızca bertaraf edilmesinin ötesinde, bu atıkların ekonomiye kazandırılmasının deniz ekosistemlerinin korunması ve Sıfır Atık yaklaşımıyla güçlü bir bağ kurduğu ifade edilmiştir.

DENİZ KORUMA ALANI 7 / 24 İZLENİYOR

DYKD’nin profesyonel dalgıçlar ve biyologlardan oluşan Ranger ekibi, Tavşan Adası Koruma Alanı’nda düzenli devriye, biyolojik çeşitlilik gözlemi ve tehdit tespiti gibi önemli görevleri yürütmektedir. Su altı Kameraları, sıcaklık sensörleri ve akustik kayıt cihazları gibi gelişmiş teknolojilerin desteğiyle alan sürekli olarak izlenmektedir. Bu süreç, Tavşan Adası’nın koruma statüsünün bir sonucu olarak değil, bilimsel izleme ve etkin alan yönetiminin bir başlangıcı olarak değerlendirilmektedir.

TAVŞAN ADA DENEYİMİ ANTALYA ÜÇ ADALAR'A AKTARILIYOR

Ziyarette, Tavşan Adası'nda geliştirilen koruma modelinin Antalya bölgesine aktarılması gerektiği vurgulanmıştır. DYKD ile Antalya Valiliği arasında kurulacak iş birliği doğrultusunda Kemer ilçesindeki Üç Adalar ve çevresinde kapsamlı bir çalışma yürütülecek. Bu süreçte, deniz ve karasal ekosistemlerin envanteri çıkarılacak, öncelikli habitatlar haritalanacak ve insan baskılarının belirlenmesi sağlanacaktır. Bu çalışmanın yalnızca bilimsel yönü değil, aynı zamanda yerel halk, kamu kurumları ve sektördeki paydaşların da sürece dahil edilmesi açısından önem arz ettiği belirtilmiştir.

MURAT KURUM'UN LİDERLİĞİNDE COP31 YOLUNDA SAHADAKİ ÖRNEK UYGULAMALARDAN

Toplantının sonunda, Tavşan Adası’nda geliştirilen uygulamaların Türkiye’nin iklim ve çevre politikalarına katkısının değerlendirilmesi yapıldı. Bilimsel araştırma, aktif restorasyon, hayalet ağlarla mücadele ve katılımcı yönetim gibi unsurları barındıran bu modelin, Türkiye’nin deniz ekosistemlerinin korunma kapasitesini artırdığı kaydedilmiştir. Tavşan Adası’ndaki bu uygulamaların Antalya Üç Adalar’a taşınması, Türkiye genelinde etkili ve ölçülebilir bir koruma yaklaşımının geliştirilmesine zemin hazırlayacaktır. Bu deneyimlerin, Türkiye’nin 30x30 hedefleri ve iklim değişikliğine uyum süreçlerine de katkı sağlaması beklenmektedir. COP31 Başkanlığı sürecinde, sahada yaşanan bu iyi uygulamaların uluslararası düzeyde tanıtılması da önemli bir hedef olarak belirtilmiştir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız