Yabancı dijital konaklama firmalarının Türkiye'deki faaliyetlerini etkileyen yasa teklifi, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda onaylandı. Bu yeni düzenlemede, Booking.com, Expedia ve Airbnb gibi platformların faaliyet koşullarına dair önemli hükümler yer alıyor. Yapılan görüşmelerde, bu kanun teklifinin gerekçeleri ve potansiyel etki alanları masaya yatırıldı.
Yeni Düzenlemelerin Ana Hatları
Önerilen kanun teklifi, yabancı konaklama platformlarının Türkiye'deki operasyonlarını düzenleyecek çeşitli unsurlar içeriyor. Bu unsurlar arasında platformların faaliyet gösterebilmesi için bir izin belgesi alma zorunluluğu, Türkiye'de temsilci bulundurma zorunluluğu, vergi ve turizm payı yükümlülükleri ve platformların alabileceği komisyon oranlarına getirilen sınırlamalar bulunuyor. Bu düzenlemelerle, yerel turizm işletmelerinin korunması ve haksız rekabetin önüne geçilmesi hedefleniyor. Yasa teklifi, sektörün dijitalleşme süreçlerini de dikkate alarak, Türkiye’deki turizm dinamiklerine uygun bir çerçeve sunmayı amaçlıyor. Ancak, yapılan görüşmelerde bu düzenlemelerin ne kadar etkili olacağı ve uygulamada karşılaşılacak zorluklar konularında belirsizlikler olduğu ifade ediliyor.
Gecikmenin Gerekçeleri Üzerine Tartışmalar
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, yasa teklifinin ele alındığı oturumda, 2017 yılında Booking.com'un faaliyetlerine son veren mahkeme kararının ardından dokuz yıllık bir sürede neden yeni bir düzenleme yapılmadığını sorguladı. Aydın, “2017’de haksız rekabet gerekçesiyle durdurulan sistem bugün hangi somut gerekçelerle yeniden kurulmaktadır?” şeklinde bir soru yöneltti. Bu tardışmalar, devletin dijitalleşme konusundaki yaklaşımlarını ve sektördeki değişimleri anlamak adına da önem taşıyor. Aydın, Türk turizmindeki değişiklikler ve bu sürecin neden daha önce düzenlenmediğine dair bir açıklama beklediğini de sözlerine ekledi.
Yasal Gelişmeler ve Gereklilikler
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, 2017 yılındaki mahkeme kararının yalnızca Booking.com'u kapsadığını, diğer platformların ise bu süre içerisinde faaliyetlerini sürdürmeye devam ettiğini belirtti. Bununla birlikte, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından diğer platformlara karşı da yeni davalar açıldığını ve bu gelişmelerin mevcut durumu daha karmaşık hale getirdiğini ifade etti. Alpaslan, bu davaların sonuçlarının tüm yabancı konaklama platformları için faaliyet dışı kalma riski taşıdığını vurguladı. Ayrıca, yasa teklifinin aciliyet kazanmasının nedenini, mevcut durumun değişkenliği ve sektördeki hukuki belirsizlikler olarak değerlendirdi.
Yabancı dijital konaklama platformlarının vergi ödememesi ve kamu denetimi dışında faaliyet gösteriyor olmasının yarattığı haksız rekabete karşı durulması gerektiğini ifade eden Aydın, hukuki belirsizlik taşıyan bu alanın bir an evvel düzenlenmesini desteklediklerini aktardı. Yabancı platformlar aracılığıyla gerçekleştirilen otel rezervasyonlarında, Türk vatandaşlarından "milliyet farkı" adı altında 120 avro ek ücret talep edilmesi uygulamasının gündeme geldiğini belirten Aydın, bu durumun yalnızca vergi ve ticari denetim boyutuyla ele alınamayacağını ifade etti. Aydın, Türk vatandaşları ve turizm sektörü temsilcilerinin haklarının güvence altına alınmasının şart olduğunu vurguladı.

Türk Turizmine Daha Fazla Katkı
Türk turizm gelirinin daha fazla işletmelere ve çalışanlara sunulması gerektiğine dikkat çeken Aydın, aracılığın azaltılması gerektiğini belirtti. Hem yerli hem de yabancı turistlerin harcamalarının doğrudan işletmecilere iletilmesi gerektiğinin altını çizen Aydın, sektördeki gelirin daha adil bir şekilde dağıtılmasının önemini vurguladı. Yüzde 17 oranında belirlenen komisyon sınırının ise yabancı platformlar tarafından alınan ücretlerde üst sınır oluşturacağını ifade eden Aydın, bu durumun hem sektördeki rekabet koşullarını iyileştireceğini hem de tüketicilere daha uygun fiyatlarla hizmet sunulmasını sağlayacağını belirtti.
Komisyon Oranlarının Belirlenmesi
Görüşmelerde yabancı dijital platformların alabileceği komisyon oranları da ele alındı. Aydın, komisyon oranının neden yüzde 17 olarak belirlendiğini sordu ve bu oranının mevcut uygulamalarla karşılaştırıldığında yüksek olduğunu dile getirdi. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan ise mevcut oranların bu seviyeden daha yüksek olduğunu belirterek, bu oranların köklü değişimlerden uzak, pratikte uygulanabilir olması amacıyla seçildiğinin altını çizdi. Ayrıca, yurt içinden, yurt içine yapılan satışlarda bu komisyonun geçerli olduğunu ve uluslararası satışlar için farklı düzenlemelerin geçerli olacağı ifade edildi.
İzin Başvuruları ve Süreçler
Teklif kapsamında yabancı dijital platformların izin başvuru süreçlerine dair süreler belirlenmesine rağmen, Bakanlığın bu başvurulara ne kadar sürede yanıt vereceğine dair bir takvim olmaması eleştirildi. Yavuz Aydın, başvuruların süresiz olarak bekletilmesinin keyfi uygulamalara yol açabileceğini ve bürokratik engellerin artabileceğini belirtti. Bu durumun hem platformların faaliyetlerini olumsuz etkileyeceğini hem de sektördeki işleyişin sağlıklı yürümesini engelleyebileceğini vurguladı. Bu bağlamda, daha şeffaf ve hızlı süreçlerin oluşturulmasına dair taleplerin önemi bir kez daha gündeme getirildi.
5 Milyon Liralık İzin Bedeli Üzerine Tartışmalar
Milletvekili Aydın, yabancı platformlar için belirlenen 5 milyon liralık izin bedelinin, Cumhurbaşkanı tarafından iki katına kadar artırılabilecek veya yarı yarıya indirilmesine ilişkin yetkinin hukuki belirsizlik taşıdığını belirtti. Aydın, bu uygulamanın neye göre yapılacağının belirsiz olduğunu ifade etti. Ayrıca, Alpaslan, bu tür yetkilerin vergi mevzuatında da bulunduğunu, amacın değişen koşullara uygun olarak yeni bir kanun çıkarmadan karar alabilmek olduğunu belirtti. İzin ücreti ile ilgili değişiklik önerilerinin Bakanlık tarafından değerlendirileceği de ifade edildi.
Şikayetlerin Denetlenmesi ve Tüketici Hakları
Alpaslan, Türkiye’de yaklaşık 21 bin konaklama tesisinin bulunduğunu ve bu tesislerin belirli dönemlerde denetlendiğini belirtti. İzin belgesi alması beklenen yabancı dijital platformların sayısının yaklaşık 15 olduğunu ve bunların bile sınırlı sayıda olabileceğini söyledi. Mevzuata aykırı hareket eden platformların denetim süreçlerinin devam edeceğini ifade eden Alpaslan, bu düzenlemenin müşterilerin daha kaliteli hizmet almasını sağlamayı hedeflediğini belirtti. Ayrıca, dijital platformlardan alınacak turizm payının Türkiye’nin Turizm Tanıtım Ajansı'nın gelirine katkı sunacağını da vurguladı.
Türkiye’nin Turizm Geliri ve Hedefler
Türkiye’in turizm gelirinin 2017 yılında yaklaşık 30 milyar dolar iken, 2022’de 65 milyar dolara ulaştığını belirten Alpaslan, Türkiye’nin dünyanın en çok ziyaret edilen dördüncü ülkesi konumuna geldiğini ifade etti. Pandemi gibi zorluklarla birlikte turizm sektörünün büyümeye devam etmesinin önemli bir gösterge olduğunu vurguladı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın katkılarıyla bu büyümenin sağlandığını belirten Alpaslan, amaçlarının turizm gelirini 65 milyar doların üzerine çıkarmak olduğunun altını çizdi. Ayrıca, turizmin sadece belirli bölgelerde yoğunlaşmaması ve ülke genelinde sürdürülebilir bir büyüme sağlanması gerektiğine de değindi.
Yeni Düzenlemelerin Geçerlilik Tarihi
Hükümet tarafından yapılan bu düzenlemelerin yasalaşması durumunda, yeni kuralların 1 Ocak 2027 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmesi öngörülüyor. Bu süreç, sektördeki dijital platformlarla geleneksel konaklama tesisleri arasındaki dengeyi sağlamak ve Türk turizminin daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasını sağlamayı hedefliyor. Düzenlemelerin, yerli turistlerin ve işletmelerin haklarını koruma konusunda nasıl bir etki yaratacağı merakla bekleniyor. Uygulamanın başarılı olması durumda, Türk turizminin uluslararası alanda daha rekabetçi bir konumda olacağı öngörülüyor.