Çorum’un Boğazkale ilçesinde, Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmesinin üzerinden tam 40 yıl geçti. Bu özel yıl dönümü nedeniyle, antik kentin kazı çalışmalarına dair tarihi fotoğraflar kamuoyuyla paylaşıldı. Fotoğraflar, Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Hattuşa Kazı Başkanlığı'nın arşivlerinden derlenerek oluşturuldu. Derlenen görüntülerde, kazı alanları, antik yapıların ilk halleri ve arkeologların sahada yürüttükleri çalışmalar gözler önüne serildi.
Hattuşa'daki Kazı Süreci
Hattuşa'daki ilk arkeolojik kazılar, 1906 yılında başladı ve o günden bu yana çeşitli dönemlerde devam ediyor. Yaklaşık 120 yıllık bu süreçte, Hitit uygarlığına ait birçok tarihî yapı, eser ve yazılı belge gün yüzüne çıkarıldı. Çorum Valiliği tarafından paylaşılan siyah-beyaz fotoğraflar, kazı ekiplerinin çalışma yöntemlerini, kazı alanlarının geçmişteki görünümünü ve tarihi yapıların ortaya çıkarıldığı ilk dönemlerinin detaylarını gösteriyor. Bu arşiv fotoğrafları, antik kentte gerçekleştirilen arkeolojik çalışmaların tarihçesine dair kayıtlara ışık tutarak, meraklıların ve araştırmacıların bu özel mirası daha iyi anlamalarına yardımcı oluyor. Hattuşa, MÖ 2. binyılda Hitit İmparatorluğu'nun siyasi, idari ve dini merkezi olarak ön plana çıkıyor. Ayrıca antik kent, 8 kilometreden fazla uzunluğa sahip surlarıyla çevrili bir alan üzerinde yer alıyor. Burada Aslanlı Kapı, Kral Kapısı gibi önemli yapılar ve Aşağı Şehir'deki Büyük Tapınak ziyaretçileri karşılıyor. Yakınında yer alan Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı ise Hitit tanrı ve tanrıçalarının kabartmalarıyla dikkat çekiyor.

Hattuşa’nın Kültürel Önemi
Hattuşa'nın insanlık tarihindeki önemine değinen Çorum Valisi Ali Çalgan, geçmişin bu değerli fotoğraflarının kazı çalışmalarını ve bilim insanlarının yüzyıllar boyunca süren emeğini gelecek nesillere taşıyacağını vurguladı. Çalgan, "Hattuşa, binlerce yıl süren tarihi mirasıyla insanlığın ortak hafızasında müstesna bir yere sahiptir. Burada gelişen Hitit uygarlığının devlet yönetimi, mimari, hukuk ve diplomasi alanlarında bıraktığı iz, Anadolu'nun dünya uygarlık tarihindeki önemini açıkça ortaya koymaktadır. Bu fotoğraflar, yalnızca geçmişin görüntülerini sunmanın ötesinde, bilimsel çalışmaları ve tarihî bellek yaratma çabasını da yansıtmaktadır. Her bir kare, kültürel mirasımızı koruma sorumluluğumuza dair önemli bir hatırlatmadır" sözlerini kaydetti.
Çorum'un Arkeolojik Zenginlikleri
Çorum'un Hattuşa'nın yanı sıra Şapinuva ve Alacahöyük gibi arkeolojik alanlara da ev sahipliği yaptığına değinen Vali Çalgan, bu durumun kentin Anadolu'nun köklü uygarlık tarihindeki yerini daha da pekiştirdiğini belirtti. Çalgan, "İlimizin çeşitli noktalarında var olan tarihi ve kültürel zenginlikler, Çorum'un yalnızca tarihiyle değil, insanlık tarihine katkılarıyla da dikkat çektiğini göstermektedir. Hattuşa'dan günümüze ulaşan her eser, burada gelişen uygarlıkların bilgi birikimini, sanatını ve yaşam kültürünü anlamamıza büyük katkı sağlamaktadır. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kabulünün 40. yılı, bu eşsiz mirası yeniden anlama ve koruma sorumluluğumuzu pekiştiren önemli bir dönüm noktasıdır. Amacımız, Çorum'un tarihi ve kültürel değerlerini daha geniş kitlelere ulaştırarak, bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına katkıda bulunmaktır" şeklinde konuştu.