Jeff Bezos ve Roman Abramoviç gibi dünya çapında tanınan milyarder iş insanlarının sıkça tercih ettiği Muğla'nın Göcek ve Dalaman koylarında gerçekleştirilecek olan 'Mapa-Şamandıra Projesi', mahkeme tarafından verilen 'ÇED gerekli değildir' kararının iptal edilmesinin ardından yeniden tasarlandı. Proje için başlatılan ÇED süreci sonucunda alanın boyutu 90,20 kilometrekareden 86,73 kilometrekareye indirildi. Ayrıca, plan örneği yapılan koy sayısı 20'den 17'ye düşürüldü. Düzenlemenin ardından mega ve süper yatlar için kapasite artırımı sağlandı. Türkiye’nin deniz turizmi açısından öncü şehirlerinden biri olan Muğla, 2026 yazında süperyat turizmi ile yalnızca Türkiye’de değil, tüm Akdeniz’de dikkatleri üzerine çekmeyi hedefliyor.
Muğla'nın Denizdeki Lüks Turizm Avantajları
Muğla, Bodrum, Göcek, Marmaris ve Fethiye gibi belli başlı marinalarıyla, lüks deniz turizmi konusunda Fransa, İtalya ve Yunanistan gibi ülkelerin önemli merkezleriyle rekabet edebilen uluslararası bir destinasyon haline dönüşmüştür. Şehirde, geniş marina ağı ile desteklenen yat turizmi, yerli ve yabancı yatırımcılar için cazip bir yatırım alanı oluşturuyor. Özellikle, dünyaca ünlü isimlerin tercih ettiği bu koylar, yüksek standartlarla sunulan hizmetlerle büyük bir potansiyele sahiptir. Muğla'nın koyları, sadece yat sahipleri için değil, aynı zamanda yerel ekonomiler için de önemli getiriler sağlar. Turizmin bu yönü, hem ekonomik büyümeyi destekler hem de bölgenin tanıtımında önemli bir rol oynar.

ÇED Süreci ve Mahkeme Müdahalesi
Geçtiğimiz Temmuz ayında Muğla 2. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak, projenin "ÇED gerekli değildir" kararının yürütmesini durdurdu. Bu karar sonrasında, Mapa-Şamandıra Projesi'nde önemli revizyon gerekliliği doğmuş ve yeni bir Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci başlatılmıştır. Türkiye Çevre Ajansı tarafından hazırlanan proje tanıtım dosyası Muğla Valiliği’ne sunulmuş ve bu dosya, ÇED süreci kapsamındaki gerekli incelemelerden geçmiştir. Böylece, projenin çevresel etkilerini değerlendirerek, daha sürdürülebilir bir sürecin ilerlemesi sağlanmıştır.
Projenin Hedefleri ve Çevresel Koruma
Mapa-Şamandıra Projesi'nin temel amacı, Göcek ve Dalaman koylarındaki teknelerin güvenli ve düzenli bağlanmasını sağlarken, kontrolsüz demirleme uygulamalarının yaratabileceği çevresel zararları en aza indirmektir. Özellikle deniz çayırları gibi hassas denizel habitatların korunması ön plandadır. Bunun yanı sıra, teknelerin kıyıya bağlanmasının önüne geçilmesi, deniz tabanının korunması ve etkili bir atık yönetimi ile sualtı arkeolojik alanlarının korunması gibi hedefler de belirlenmiştir. Proje, hem deniz ekosistemini korumayı hem de yerel ekonomi üzerinde olumlu etkiler yaratmayı hedefleyen çok yönlü bir yaklaşıma sahiptir.
Revizyon Sonrası Projenin Kapsamı
Proje, daha önce belirlenen kara mapaları uygulamasından vazgeçmesiyle önemli bir revizyona uğradı ve bu alanda teknik incelemelere tabi tutuldu. Artık yalnızca deniz içerisinde uygulanacak olan deniz mapaları planı yürürlüğe girdi. Şamandıra sistemlerinde de yeniliklerin yapılması gündeme geldi; ayrıca deniz çayırlarının korunması adına, mapaların ve şamandıraların yerleri özenle yeniden düzenlendi. Revizyon sonrası Hamam Koyu ve Domuz Adası projeden çıkarılarak, proje kapsamı daraltıldı.
Tekne Bağlama Kapasitesindeki Değişiklikler
Revize edilen proje ile birlikte, tekne bağlama kapasitesi 864 tekneden 856 tekneye düşürüldü. Yeni dağılım şu şekildedir: 876 şamandıra, 876 tonoz ve 896 deniz mapası ile toplamda 856 tekne bağlama noktası oluşturulmaktadır. Küçük teknelerin sayısında bir azalma gözlemlenirken, orta ve büyük teknelere ayrılan kapasiteler artırılmıştır. 5-8 metre aralığında 80 tekne, 8-20 metre arasında 429 tekne, 20-40 metre aralığında varsa 238 tekne, 40 metreden büyük tekneler için ise 20 tekne bağlama kapasitesi öngörülmüştür.
İnşaat Süreci ve Projenin İşletmesi
Projenin montaj çalışmalarının yılda altı ay, günde iki vardiya halinde yürütülmesi planlanıyor ve tamamlanması için toplamda 180 gün öngörülmektedir. İnşaat süresince yaklaşık 70 personel görev alacak ve mevcut işletmelerin çalışmalarının kesintiye uğramadan devam etmesi sağlanacaktır. İşletme süreci boyunca ise toplam 44 personelin görev alacağı tahmin edilmektedir. Bu durum, projenin hayata geçirilmesi için gereken süre zarfında hizmetlerin aksamadan yürütülmesini destekler.
Projenin Kapasitesi ve Tekne Yoğunluğu Üzerine Değerlendirme
Proje tamamlandığında, bağlama sistemini kullanan toplam 856 teknede yaklaşık 7 bin 160 kişinin bulunacağı öngörülmektedir. Ancak dikkat çeken bir husus, projelerinin yeni tekneler çekmeyeceği, mevcut tekneleri düzgün ve kontrollü bir şekilde bağlamak amacı taşıdığıdır. Bu doğrultuda, yeni bir tekne kapasitesinin oluşturulması değil, zaten mevcut olan teknelerin kayıt altında tutulması ve düzenli bir şekilde bağlanması hedeflenmektedir.
Koruma Önlemleri ve İşbirliği
Proje süresince yapılacak tüm montaj çalışmalarında, deniz biyologları ve hidrobiyologların hazırladığı raporlar esas alınacaktır. Şamandıra ve tonoz sistemlerinin yerleri belirlenirken çeşitli ekolojik faktörler dikkate alınacaktır. Ayrıca, beton tonoz bloklarının yalnızca deniz çayırlarının açısından uygun olmayan alanlarda yer almasına özen gösterilecektir. Montaj sırasında, deniz tabanında müdahale yapılmaması için gerekli önlemler alınacaktır. Projeye ilişkin görüşler, pek çok ilgili kuruluştan alınmış ve güvenlik açısından sakıncalı herhangi bir durum olmadığı yönünde yapılan bilgilendirmeler ile projenin güvenilirliği pekiştirilmiştir.
ÇED sürecinin tamamlanmasının ardından, projenin nihai kararı için ilgili kurumların değerlendirmeleri sonrasında kesin bir karar verilecektir. Projenin hayata geçirilme şekli, çevresel sürdürülebilirlik esas alınarak belirlendiği takdirde, Muğla'nın deniz turizmi açısından dünya çapında daha da öne çıkmasına yardımcı olabilir. Sürdürülebilir turizm anlayışı, hem yerel hem de global ölçekte deniz ekosistemlerini koruma adına büyük önem taşımaktadır.