ERİAD Başkanı Rüştü Şentuna, Eskişehir Kızılinler'de gerçekleştirmek istedikleri termal turizm projesinin ön izin süresinin 10 Ekim tarihinde sona ereceğini belirtti. Şentuna, "Tüm işlemleri tamamladık, yetkili kurumlardan geri dönüş bekliyoruz" diye konuştu. Kızılinler Termal Turizm Projesi'nin hazırlıkları sırasında karşılaştıkları zorlukları dile getirerek, izin sürecinin uzamasının projeyi savunmasız bırakabileceğine dikkat çekti. Yatırım için bir şirket kurduklarını ve gerekli sermayeyi oluşturduklarını belirten Şentuna, süreçteki gecikmelerin maliyetleri artırabileceği gibi yatırımcıların güvenini de olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.
Kızılinler Projesinin Geçmişi ve Hazırlıkları
Şentuna, 20 yıldır gündemde olan Kızılinler'in turizme kazandırılması için 2023 yılı itibarıyla çalışmalara başladıklarını aktardı. ERİAD olarak 100 sanayici ile iş birliği yaparak projelerine hayat verdiklerini belirten Şentuna, "Sermayemizi belirledik ve projelerimizi oluşturmaya başladık. 2023 yılı boyunca bu proje üzerinde yoğun emek harcadık. Bir şirket kurduk, projelerimizi detaylandırdık, tahsis sürecine başladık, gereken teminatları yatırdık ve imzaları attık. Onlarca kurumla iletişime geçip teknik çalışmalara yer verdik ve ÇED süreçlerini tamamladık. Bugün itibarıyla projemizde herhangi bir eksiklik bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı.
Termal ve Sağlık Turizmi Buluşması
Şentuna, projelerinin Eskişehir Doriya Thermal adı altında hayata geçirileceğini ve termal turizm ile sağlık turizminin entegre edileceğini dile getirdi. Bu yatırımın Eskişehir’in turist çeşitliliğine önemli bir katkı sağlayacağını vurgulayan Şentuna, projenin imar planında sağlık turizm tesisi olarak belirlendiğine dikkat çekti. "Bu projede amacımız termal alanları sağlıkla birleştirebilmek. Dolayısıyla basit bir termal yatırımdan bahsetmek mümkün değil. İçerik olarak termal havuzlar, rehabilitasyon merkezleri, spor alanları, sosyal donatılar, aquaparklar, yaşlı bakım merkezleri ve ileri yaşam merkezleri gibi birçok etkinlik alanı yer alacak. Hayal ettiğimiz tesis, yılın belirli zamanlarında faaliyet göstermeyen, 12 ay boyunca hizmet verecek bir yapı olacak" dedi. Tahsis süreci hakkında bilgi veren Şentuna, Kasım 2023'te Bakanlığa başvurduklarını, bölgenin Mayıs 2025’te tahsis duyurusuna gideceğini ve 20 Haziran 2025’te yapılan müzakereye tek katılımcı olarak girdiklerini açıkladı. Teminat ve diğer mali yükler tamamlandığında tahsis kararının alındığını, ön izin süresinin ise 10 Ekim 2025’te başlayacağını kaydetti. Proje sermayesinin başvuru tarihine kadar yüzde 90 oranında hazır olduğunu belirten Şentuna, süreç boyunca uzayan bekleyişin enflasyon nedeniyle yatırım üzerindeki mali yükü artırdığını vurguladı.

ÇED süreciyle ilgili olarak olumlu görüşlerin alındığı bilgisini paylaşan Şentuna, beklentilerinin gerçekleşmesi için belirli adımların atılması gerektiğine vurgu yaptı. Dosyanın, 10 Ekim 2026 tarihine kadar ilgili Bakanlığa sunulmasının zorunlu olduğunu ifade eden Şentuna, bu sürecin dolmasının yatırım açısından ciddi riskler doğurabileceğine dikkat çekti. Resmi yazılı bildirimle sürecin hangi aşamada olduğunun kendilerine iletilmesini isteyen Şentuna, kamu kaynaklı olan gecikmelerin belgeye dönüşmesi durumunda, Bakanlıktan dondurma talep edebileceklerini dile getirdi.
Yatırım Sürecinde Karşılaşılan Riskler
Projenin geleceği adına kritik bir dönüm noktasında olduklarını belirten Şentuna, tamamlayamadıkları belgelerin, Bakanlığın resmi müdahalesine neden olabileceğini ifade etti. "Belge ulaşmadı, ama süre daralıyor. Bu noktada büyük bir tehdit söz konusu," diyen Şentuna, bu tarihe kadar sürecin ne aşamada olduğuna dair bir bildirim almanın kendileri için hayati önem taşıdığını vurguladı. Mevzuatın herhangi bir şekilde ihlal edilmeden, yasal çerçeveler içinde bir çözüm arayışında olduklarını ifade eden Şentuna, bu sürecin bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiğini savundu.
Eskişehir'in Yatırım İklimi Üzerindeki Etki
Projenin gerçekleşmemesi durumunda, hem mevcut hem de gelecekteki yatırımcılar için güven kaybı yaşanabileceğini belirten Şentuna, bu durumun Eskişehir’in yatırım alma kapasitesini olumsuz yönde etkileyeceğini öne sürdü. Yatırımcıların güven kayıplarının, bölgenin ekonomik kalkınmasına derinden zarar verebileceğini dile getiren Şentuna, bu noktada dikkatli ve stratejik adımlar atılması gerektiğini ifade etti. Proje sürecindeki gecikmelerin, potansiyel yatırımcıların projeye olan ilgisini azaltabileceği hususunda uyarılarda bulunan Şentuna, yerel ekonominin desteklenmesi adına gerekli önlemlerin alınmasını vurguladı.
Kurumsal İletişim ve Süreçlerin Yönetimi
Siyasi tartışmaların dışında kalmayı tercih eden Şentuna, ilgili kurumlara eksikliklerin rapor edilmesi ve kalan süreyi verimli bir şekilde yönetme çağrısında bulundu. Çözüm arayışlarında sadece mevzuat çerçevesinin dikkate alınmasını talep ettiklerini yineleyen Şentuna, "Kimseye ayrıcalık tanınmasını istemiyoruz, müşterek paydada bir araya gelinmeli" şeklinde görüş sundu. Kurumsal iletişimde eksiklikler yaşanmaması adına daha etkin bir diyalog geliştirilmesinin önemi üzerinde duran Şentuna, sürecin her aşamasında gerekli bilgilendirmelerin sağlanmasının, hem yatırımcı güvenini artıracağını hem de Eskişehir'in genel iş yapma iklimini güçlendireceğini belirtti.