Denizcilik sektörü, 1.5 milyona yakın istihdam sağlarken, büyüyen deniz ticareti, eleman ihtiyaçlarını da artırıyor. Eğitim kurumlarının varlığına rağmen ciddi bir eleman açığı mevcuttur.Denizcilik sektörü, yalnızca kendi başına eleman yetiştiren bir alan olarak değil, diğer birçok sektörü de etkileyen stratejik bir yapı olarak dikkat çekiyor. Dünya ticaretinin büyük bir kısmı deniz yoluyla gerçekleşirken, bunun yanında sektörde alt alanların çeşitliliği, istihdam yaratma potansiyelini oldukça artırıyor. Ancak mevcut durum, Türkiye'nin denizcilik mezunlarının çoğunun yurtdışında istihdam edilmesi ve eleman açığının giderek büyümesiyle karşı karşıya kalmasına işaret etmekte.

Denizcilikte İstihdam: Genel Durum
Denizcilik, istihdam yoğun bir sektör olarak, birçok farklı alanda çalışma imkanı sunmaktadır. Bu alanlar arasında denizyolu yük taşımacılığı, balıkçılık, limancılık, gemi inşası, deniz turizmi gibi birçok alt sektör yer alır. Yapılan araştırmalara göre, toplam istihdam sayılarının 1.5 milyon kişiyi geçtiği ve denizcilik sektörünün toplam istihdama katkısının yaklaşık olarak %5 olduğu belirlenmiştir. Özellikle karadaki sektörlerin, denizcilik sektöründeki istihdamdan doğrudan etkilenmesi, bu alanın önemini arttırmaktadır.
Denizcilik Eğitimi ve Eleman Yetiştirme
Ülkemiz, denizcilik sektörüne eleman yetiştiren liseler ve üniversitelere sahip olması açısından avantajlı bir konumda. Bugün için lisans düzeyinde 15 üniversite, ön lisans düzeyinde 15 okul ve mesleki teknik anadolu lisesi düzeyinde 51 okul bulunmaktadır. Bu okullarda eğitim gören öğrencilerin sayısı ise 18 bini geçmektedir. Bu eğitim kurumları, Türkiye'nin denizcilikteki eleman açığını minimize etmeyi hedeflese de, hala ciddi bir açığın mevcut olduğu belirtilmektedir.

Eleman Açığı ve Talep
Denizcilik sektöründe eleman açığı ciddi bir sorun haline gelmiştir. İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Tamer Kıran, her yıl deniz yoluyla taşınan yüklerin ve gemi sayısının artmasıyla birlikte, nitelikli deniz insanına olan ihtiyacın da büyüdüğünü ifade ediyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde denizcilik mesleğine olan ilginin düşük olması, Türk deniz insanlarının uluslararası düzeyde tercih edilmesine yol açmıştır. Tamamen yabancıların sahip olduğu gemilerde Türk deniz insanlarının çalışmasının artması, Türk deniziş gücünün değerinin dünya çapında arttığını gösteriyor.
Türk Denizciliğinin Uluslararası Rekabeti
Kıran, Türk denizciliğinin kalitesinin dünyada keşfedilmesini de değerlendiriyor. Pandemi döneminde, Filipinler, Hindistan ve Çin gibi deniz insanı sağlayıcı ülkelerdeki sıkıntılar nedeniyle, Türk denizcilerine olan talebin arttığına dikkat çekiyor. Türk deniz insanlarına sağlanan ilginin artması, Türkiye'nin eğitim kalitesinin bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.
En Çok Talep Gören Alanlar
Denizcilik sektörü içerisinde kaptanlık, en fazla talep gören alan olarak öne çıkmaktadır. Bunların yanı sıra, deniz ulaştırma işletme mühendisliği ve gemi makinaları işletme mühendisliği de oldukça ilgi çekici alanlar arasında yer alıyor. Ayrıca, son zamanlarda denizcilik işletmeleri yönetimi gibi yeni bölümler de ilgi görmektedir. Bu değişimler, sektördeki istihdamı olumlu yönde etkilemekte ve mezunların sektörde daha fazla görünür olmasını sağlamaktadır.

Gelişen Teknolojinin Etkisi
Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafiz Arıca, denizcilik sektörünün büyüklüğüne ve bu alandaki insan kaynağı ihtiyacına dikkat çekiyor. Gelişen teknoloji ile birlikte, insanlı görevlerin evrileceğini ve insan ihtiyaçlarının hâlâ süreceğini vurguluyor. Otonom deniz araçlarının gelişimiyle birlikte, uzaktan idare eden insan gücüne olan ihtiyaç artarken, bu durum insan kaynağının önemini azaltmıyor.
Mezunların İş Bulma Oranı
Piri Reis Üniversitesi'nden mezun olan öğrencilerin %100'ünün denizcilik sektöründe iş bulduğu, sektördeki eğitim kalitesinin bir göstergesidir. Ancak Arıca, gelecekte eğitim sisteminin değişmesi gerektiğine vurgu yaparak, teknoloji ve beceri odaklı bir eğitim modeline geçişin kaçınılmaz olduğunu belirtmektedir.

Denizcilik Mesleği Zorlukları ve Sürekliliği
Tamer Kıran, denizcilik mesleğinin zorlu bir meslek olduğunu ve bu yüzden denizde çalışmanın oldukça ciddi bir sorumluluk gerektirdiğini ifade ediyor. Denizcilik, dünyada sürekli var olacak bir sektör olarak görülüyor. Dolayısıyla, sektördeki eleman açığı ve insan ihtiyacının giderilmesi için eğitim ve istihdam stratejilerinin sürekli olarak gözden geçirilmesi gerektiği sonucuna varılıyor.