Formula 1’in 2027’de Türkiye’ye geri döneceği, Londra’da düzenlenen WTM Turizm Fuarı'nda duyuruldu. Fuarda Türkiye standında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, uluslararası pazarda 60’tan fazla turizm ürünü ile Türkiye’nin tanıtım faaliyetlerini sürdürmekte olduklarını ifade etti. Ersoy, destinasyon ve ürün odaklı kampanyalarla Türkiye’nin turizm çeşitliliğini ön plana çıkarmayı planladıklarının altını çizerken, uluslararası spor etkinlikleri, gastronomi ve kongre turizmi ile yıl boyunca ziyaretçilere ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.
Türkiye’nin Turizm Zenginliği
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, WTM Londra Turizm Fuarı'nda Türkiye’nin turizm potansiyelini uluslararası sektör temsilcileri ile buluşturmanın önemine değindi. Bu yıl Türkiye'nin 909 metrekarelik bir ana stant ile katıldığını belirten Ersoy, ayrıca 255 metrekarelik destinasyon alanı ve 50 metrekarelik spor turizmi alanı ile yer aldıklarını söyledi. Fuar alanında Kapadokya'nın eşsiz doğası ve kültürel mirası gibi çeşitli destinasyonların tanıtımına odaklandıklarını anlatan Ersoy, "Burada adeta bir Türkiye adası oluşturduk. Ülkemizin turizmdeki zenginliğini uluslararası alanda güçlü bir şekilde temsil ediyoruz." ifadesini kullandı.
Ulaşım Maliyetleri ve Rezervasyon Trendleri
Ersoy, Birleşik Krallık'ın Türkiye için güçlü bir kaynak pazarı olduğunu ve İngiltere pazarının performansının süreceğini öngördüklerini dile getirdi. Bölgedeki siyasi istikrarsızlıkların enerji fiyatları ve ulaşım maliyetleri üzerinde etkileri olduğunu belirten Ersoy, havacılık sektöründeki yakıt fiyatları sabitleme süreçleri nedeniyle maliyet artışlarının bilet fiyatlarına hemen yansımadığını ifade etti. Ancak, yükselen petrol fiyatlarının 2027 itibarıyla bilet fiyatları üzerinde etkili olabileceğini öngördüğünü aktaran Ersoy, uçuş başına ortalama 100 dolarlık ek maliyet oluşabileceğini gözlemlediklerini anlattı. Son dakika rezervasyonlarının artış göstermesi sonucunda tanıtım ve satış stratejilerinin bu yeni duruma göre güncellenmesi gerektiğini vurguladı.
Üçüncü Çeyrek Turizm Gelirlerinde Rekor
Üçüncü çeyrek verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ersoy, Türkiye’nin turizm gelirinin %5 artışla 25 milyar 526 milyon dolara ulaştığını ve bu dönemin en yüksek çeyreklik turizm geliri olduğunu belirtti. Ayrıca, ikinci çeyrek sonuçlarında yaşanan olumsuz durumun telafi edildiğini, yılın ilk dokuz ayındaki gelirlerin %2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolara çıktığını bildirdi. Türkiye’nin yaklaşık 49 milyon ziyaretçiyi ağırladığını söyleyen Bakan Ersoy, geçmişte karşılaşılan zorluklara rağmen Türkiye’nin başarılı bir yönetim sergilediğini kaydetti.

İngiltere Pazarında Kültür Turizmi İyileşiyor
İngiltere pazarında şehir ve kültür turizminin güçlenmekte olduğunu ifade eden Ersoy, bu pazarda yapılan yoğun tanıtım faaliyetlerine dikkat çekti. Televizyon, dijital platformlar ve sosyal medya aracılığıyla her türlü iletişim kanalını kullanarak Türkiye'yi tanıtmayı sürdürdüklerini belirtti. İngiliz turistlerin Türkiye’yi yalnızca yaz aylarında değil, kış döneminde de tercih ettiklerinin altını çizen Ersoy, bu durumun İngiltere'nin turizm çeşitliliği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Özellikle İstanbul’a yönelik yapılan tanıtımlarla gelen turist sayısında da artış yaşandığını kaydetti.
Ürün Çeşitliliği ve Gastronomi Turizmi
Türkiye'nin turizmdeki stratejisini 2018 yılından itibaren revize ettiğini ifade eden Bakan Ersoy, eski anlayışın dışında, artık 60’tan fazla ürün ile pazara çıktıklarını belirtti. Gastronominin, Türkiye’nin turizm çeşitliliğinde önemli bir yer teşkil ettiğini belirten Ersoy, Michelin Rehberi’nin Türkiye’ye gelmesi ve yerel mutfakların öne çıkarılmasının gastronomi turizmine katkı sağladığını açıkladı. Gastronomi konusunda yapılan "Lezzet Noktaları" uygulamaları ile yerel lezzetlerin menülere dâhil edilmesine odaklandıklarını söyledi. Ayrıca, kültür festivalleri çerçevesinde yerel mutfakların tanıtımına önemli bir yer verdiklerini de ifade etti.
Etkinlik Turizmi ile Yenilikçi Adımlar
2027 yılı itibarıyla Türkiye’nin Formula 1 gibi uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapma kapasitesinin arttığını belirten Ersoy, etkinlik turizminin çeşitlendirilmesi adına uluslararası spor organizasyonları ve büyük etkinliklerin önemine dikkat çekti. Türkiye'nin NATO zirvesi ve COP31 gibi büyük organizasyonlara ev sahipliği yapacak olması, ülkenin bu alandaki yeteneklerini artırdığını gösteriyor. TGA bünyesinde oluşturulacak MICE biriminin, uluslararası şirketlerin büyük organizasyonlarına yönelik tekliflerde bulunmayı hedeflediğini vurguladı. Bu bağlamda Lütfi Kırdar Kongre Merkezi ve COP31 etkinliklerine ev sahipliği yapacak alanların geliştirilmesi sürecinden bahsetti.
Gastronomi Şehirlerinin Uluslararası Konumu
Bakan Ersoy, Türk gastronomisinin uluslararası düzeyde tanıtımının büyük önem taşıdığını ve şehirlerin bu alanda küresel bir çekim merkezi haline gelmesi gerektiğini belirtti. İstanbul’un uluslararası gastronomi sahnesindeki yerini güçlendirmek için yapılan yatırımların meyvelerini verdiğine dikkat çeken Ersoy, şehrin dünya genelinde öne çıkan gastronomi şehirlerinden biri olma yolunda ilerlediğini ifade etti. Bu başarılar, Türkiye’yi gastronomi odaklı çalışmalarında daha da motive etti.
Kültür Varlıklarının İadesi İçin Uluslararası İş Birliği
Kültür varlıklarının iadesi konusunda ABD ile yürütülen iş birliği çalışmalarına da değinen Ersoy, son sekiz yılda kaçakçılık ile mücadele alanında kurumsal yapılarının güçlendirildiğini belirtti. ABD dahil 14 ülkeyle ikili protokoller imzaladıklarını ve iade süreçlerindeki zaman dilimlerinin kısaldığını duyurdu. Geçmişte uzun yıllar süren süreçlerin artık daha kısa sürelerde tamamlandığını belirtirken, bu konuda gerekli bilimsel araştırmalar ve tanıklıkların belirleyici olduğunu ifade etti.
Uluslararası Anlayışın Değişmesi Gerekiyor
Kültür varlığı kaçakçılığını önlemek adına uluslararası düzeyde anlayış değişikliğinin şart olduğunu belirten Bakan Ersoy, kaçak eserlerin talebinin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı. “Kaçak mal, ayıplı mal olarak kabul edilmelidir.” diyerek bu durumun yaygınlaşmasının, kaçak eserlerin alıcı bulmasını zorlaştıracağını düşündüğünü dile getirdi. Öncelikle, her ülkenin bu konuda dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti.
Uzak Pazarlarla Ulaşım Kapasitesinin Artırılması
Ersoy, 2027’ye yönelik yeni pazar hedeflerine değindi ve kaynak pazar çeşitliliğinin artırılmasının turizm sektörünün dayanıklılığını güçlendireceğini vurguladı. ABD, Kanada ve Çin gibi uzak pazarlara yönelik uçuş imkânlarının artırılmasına odaklandıklarını belirtti. Özellikle Çin’deki kapasitenin 21'den 49'a çıkarılması, bu pazarın büyümesine katkı sağlayacağını ifade etti. Bunun yanı sıra, Türk Hava Yolları ile uzun menzilli uçuşlar için yapılan planlamaların uzak pazarlara erişimi güçlendireceğini de dile getirdi.
Deprem Bölgesine Yönelik Destek ve Yeniden Yapılanma
Bakan Ersoy, deprem bölgesindeki kültür ve turizm çalışmalarının öncelikli konular arasında yer aldığını belirtti. Şehirlerin yeniden inşası ve ekonominin canlandırılmasının turizmin katkılarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etmekte. Bakan, "Biz ülke olarak üzerimize düşeni en büyük fedakarlıkla yapacağız." diyerek, bu süreçte destek vermeye devam edeceklerini vurguladı.