Ayasofya'da gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon çalışmaları devam ederken, tarihi yapının daha önce keşfedilmemiş tünel ve mahzenleri de açığa çıkarılıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya'da düzenlenen özel bir basın toplantısında, Ayasofya'nın hem geçmişine ışık tutacak hem de gelecekteki ziyaretçiler için önemli bir destinasyon haline gelmesi amacıyla yapılan bu çalışmalara dikkat çekti. Ersoy, yeraltında bulunun alanların da ziyaretçilere açılmasının hedeflendiğini vurguladı.
Restorasyon ve Güçlendirme Çalışmaları
Ayasofya'da Cumhuriyet dönemindeki en kapsamlı restorasyon, koruma ve güçlendirme uygulamaları süratle ilerliyor. Tüm bu süreçler, Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinasyonu altında, bilimsel ekiplerin ve koruma kurullarının yönlendirmeleri ile gerçekleştiriliyor. Ana kubbe üzerinde devam eden çalışmaların yanı sıra, mihrap ve minberin yer aldığı doğu kısmındaki yarım kubbede de güçlendirme gerekliliği belirlendi. Bu noktada yapılan statik analizlerin zorunlu hale getirdiği güçlendirme işlemleri, Ayasofya'nın uzun ömürlü olmasını sağlamak amacıyla titizlikle yürütülüyor.

Yeraltındaki Keşifler
Tarih boyunca Birçok olaya ev sahipliği yapmış olan Ayasofya'nın yeraltında gerçekleştirilen çalışmalar, önemli bulgular sunmakta. Yapılan araştırmalar çerçevesinde, yeraltında yer alan tüneller, mahzenler ve diğer tarihi yapılar temizlenmekte ve belgelenmektedir. Şubat 2025'ten bu yana yapılan kazılarda yaklaşık 3 bin ton çamur ve moloz çıkarılmıştır. Daha önce ziyaretçilerin ulaşamadığı bu alanlar, İstanbul'un tarihi su altyapı sistemine dair önemli veriler sunmakta. Bu araştırmalar, yağmur sularının yönetimi ve su dağıtım sistemleri hakkında yeni bilgiler edinmemizi sağlıyor. Ancak tüm alanların işlevlerini ve geçmişteki bağlantılarını tam olarak anlamış değiliz; incelemelere devam etmekteyiz.
Özel Yeraltı Mezarları
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, Ayasofya’nın kuzeydoğusundaki dört odalı yeraltı mezarının önemine de dikkat çekti. Bu mezar yapısının, Ayasofya'dan daha eski dönemlere ait izler barındırdığı belirtiliyor. Bakan, yeraltındaki bu yapıların, tarihi ve kültürel mirası anlamak adına büyük katkı sağladığını ifade etti. İlerleyen süreçte, gerekli güvenlik ve koruma çalışmalarının tamamlanmasının ardından, bu alanların ziyaretçilere açılması planlanıyor. Bu sayede, Ayasofya’nın tarihine daha yakından tanıklık etme fırsatı sunulacak. Bütün bu çalışmalar, Fatih Sultan Mehmet’in mirasını daha iyi koruyarak gelecek nesillere aktarma amacı gütmektedir.

Formula 1 ile Tanıtım Stratejisi
Bakan Ersoy, Türkiye’nin Formula 1 takvimine yeniden alınmasının, ülkenin tanıtımında büyük bir şans sunduğunu açıkladı. Üç safhadan oluşan bir strateji ile bu etkinliğin, sadece bir yarış için değil, Türkiye’nin ve İstanbul’un uluslararası arenada öne çıkması için bir fırsat olarak değerlendirildiğini belirtti. Stratejinin aşamaları; yarış öncesi, yarış süreci ve yarış sonrası olarak tanımlandı. Formula 1 etkinliğinde, ziyaretçilerin seyahat sürelerini uzatmasını sağlayacak planlamalar hedefleniyor. Örneğin, biri yarış öncesinde Ege Bölgesi’nde tatil yapıp, ardından İstanbul’a gelerek Formula 1’i izleyebilecek. Bu çerçevede, organizasyonun etkinliği genişletilerek turizme katkı sağlanması hedefleniyor.
Dijital Konaklama Düzenlemeleri
Bakan Ersoy, dijital konaklama platformlarına yönelik yeni düzenlemeleri de gündeme getirdi. TBMM’de görüşülen teklifler çerçevesinde, yurtiçinden yurtiçine yapılan satışlarda platformların alabileceği hizmet bedeline sınırlamalar getirileceğini ifade etti. Dijital seyahat hizmetleri, günümüzde turizm ekonomisinin önemli bir parçası haline geldi. Bu nedenle, adil rekabet ortamı oluşturmanın önemine değinen Ersoy, yeni düzenlemelerin gerekliliğini vurguladı. Böylece Türkiye’nin dijital platformlarla daha entegre hale gelmesi ve adil rekabet koşullarının sağlanması amaçlanıyor.